ANASAYFA BİYOGRAFİ KİTAPLAR YAZILAR BİLDİRİLER RÖPORTAJLAR KÜTÜPHANE İLETİŞİM
        Detaylı Arama

Facebook'ta Paylaş

'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: I
Durmuş Hocaoğlu

Yeniçağ Gazetesi / 15.10.2005
Milliyetçi Hareket Partisi'nin, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği konusunda bidayetinden beri savunduğu "onurlu üyelik" tezi, ilk ve yalın bakışta çarpıcı bir slogan olarak karşımıza çıkmakta,  ancak mes'elenin altı ciddiyetle kazınmaya kalkışıldığında görülen manzara bir şok oluşturmaktadır; çünkü, bu kadar abartılı bir iddianın bütünüyle teoriden yoksun olduğu ap-açık bir surette görülmektedir: Theoriasız, philosophiasız bir tez! Vakıa bir bakıma şaşırtıcı da değil; zira, Benedict Anderson'ın, Milliyetçilik üzerinde çalışan teorisyenleri şaşırtan hatta kızdıran üç paradokstan üçüncüsü olarak sıraladığı, "milliyetçiliklerin, siyasal güçleriyle karşılaştırıldığında ortaya çıkan felsefi sefaletleri, hatta tutarsızlıkları"nın [Hayali Cemaatler., Çev: İskender Savaşır., Metis Yay., İst. 1993, s.19] kendisini en belirgin bir şekilde izhar ettiği alanlardan birisi de Türk Milliyetçiliği olmuştur. Dolayısıyla da, milliyetçiliğini teorik bir zemine oturtamayan bir siyasi hareketten olağanüstü şeyler de beklenmemelidir; ancak bu dahi tam bir mazeret teşkil edemez: Bu yetmezlilk, yine de, Anderson'ın yukarıdaki cümlesinin hemen akabinde dile getirdiği gibi, "diğer -çiliklerle kıyaslandığında, kendine Hobbes'lar, Tocqueville'ler, Marx'lar ya da Weber'ler ölçeğinde büyük düşünürler yaratamayan ve hasıl olan boşluğun, kozmopo­lit ve çok dilli aydınların kendisine yukarıdan bakması sonucu­nu doğuran"- özü itibariyle bir tür ekzistansiyel milliyetçiliği çekirdeğinde taşısa bile - milliyetçilik değildir ama, milliyetçilik vatanseverlikten daha kapsamlı olduğu için, her milliyetçilik, tabiatı muktezasınca, en üst düzeyde vatanseverdir. İşte burada görülmeyen, budur. milliyetçilik doktrininin siyasi elitlerinin, tutarlı ve sağlam, vatansever fikirler ve siyasi projeler üretebilmesine mani' teşkil etmemelidir. Çünkü her ne kadar siyaset ve felsefe arasında yakın bir bağ olsa da, ikisi aynı şey değildir ve biaenaleyh, siyasetçiler de filozof değildir; teori kurmak entellektüellerin işidir. Yani kendisini açıkça "milliyetçi" olarak vurgulasa bile, bir siyasi hareket, milliyetçilik teorisinin inşaının me'hazı değildir, ama bu, onun, milliyetçi/vatansever projeler üretememesinin gerekçesi de olamaz. Burada "vatansever" kavramını bilhassa vurgulamak isterim; çünkü her vatanseverlik
 
İmdi, MHP elbette vatanseverdir ve elbette yine milliyetçi; ancak samimiyet tek başına yetmiyor ve theoriasız ve philosophiasız olunca da ancak bu kadar oluyor zahir.
 
Halbuki olmamalı. Niçin?
 
Çünkü, MHP'nin, herşeyden önce, bütün tarih boyunca görülmüş en kapsamlı siyaset ve toplum mühendisliği projesi tatbikatı olan, temel felsefesine uygun olarak, hür ve müstakil ulus-devletlerden oluşan milletler-arası bir kuruluş değil, aksi varid olduğu takdirde dağılıp gitmesi kaçınılamaz olacağı için, bizzarure, bünyesine almış ve alacak olduğu ulus-devletleri zaman içerisinde asimile ederek federal veya konfederal bir devlete dönüşmeyi amaçlayan milletler-üstü küresel bir kuruluş olma yolunda düşe-kalka, ama yine de bütün krizlerine rağmen, her adımında biraz daha ilerlemiş olarak mesafeler almakta olan Avrupa Birliği karşısında sıradan ve hemen hemen herkesin söyleyebileceği, olağan zamanların olağan milliyetçi diskurlarına dayalı bir proje ile yola çıkılamayacağını ve temel tezi olan "onurlu üyelik"in böyle bir birlik içerisinde yer almak ile hiçbir surette kabil-i te'lif olamayacağını idrak etmesi lazım gelmektedir. Çünkü bir milletin ve devletin onuru hürriyet, istiklal ve kendine yeterlik olduğuna binaen bu temel şartların hiçbirisi Avrupa Birliği'ne üyelik ile uygunluk arzetmekte değildir.
 
İmdi; dönelim yine "theoria ve philosophia"ya: Acaba MHP çevresi AB konusunda ne gibi teorik-felsefi bir alt-yapıya sahip, bunu soruşturalım.
 
MHP'nin, bugüne kadarki neşriyatında bu istikamette dişe dokunur birşeye rastlayabilmiş olduğumu söyleyemem. AR-GE'si olan siyasi bir parti olmasına karşılık, eli yüzü düzgün ortaya koymuş olduğu ve maalesef sonuna kadar götüremediği - ve hatta internetteki serbest onlayn neşriyatını da anlaşılamaz bir şekilde kesip attığı - yalnızca ondört sayı çıkabilen "Türkiye ve Siyaset" dergisinin hiçbir sayısında böyle analizler neşrolunmadığı gibi, parti adına yayınlanan kitaplar listesinde de böyle bir şey mevcut bulunmuyor. Geriye kalıyor AR-GE çalışmalarının yazıya dökülmeyen ürünleri; ancak, yazılı ve ulaşılabilir (acessable) bir metin olmayınca dikkate alınması da bahse mevzu edilemez elbette. Bütün bunların içerisinde belki de tek istisna, Sayın Devlet Bahçeli imzasıyla neşrolunun ve internetten serbest olarak yayınlanan "Son Gelişmeler Işığında Türkiye'nin AB Üyeliği ve Milliyetçi Hareket Partisi, Temel Yaklaşım Biçimimiz ve Görüşlerimiz" başlıklı kitap. Kritiğimizi bu kitabı merkeze alarak yapacağız.
Yazıyı PDF dosyası olarak indirmek için tıklayınız. [ Boyutu: 189,46 KB ]
BU DİZİDEKİ YAZILAR
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: I
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: II
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: III
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: IV
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: V
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: VI
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: VII
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: VIII
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: IX
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: X
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: XI
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: XII
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: XIII
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: XIV
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: XV
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: Netice-i Kelam-I
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: Netice-i Kelam-II




Copyright ©2006-2017, Durmuş Hocaoğlu

Sitede yayınlanmakta olan yazılar kaynak göstermek şartıyla kullanılabilir.

Anasayfa  |  Biyografi  |  Kitaplar  |  Yazılar
Bildiriler  |  Röportajlar  |  İletişim