ANASAYFA BİYOGRAFİ KİTAPLAR YAZILAR BİLDİRİLER RÖPORTAJLAR KÜTÜPHANE İLETİŞİM
        Detaylı Arama

Facebook'ta Paylaş

'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: VI
Durmuş Hocaoğlu

Yeniçağ Gazetesi / 29.10.2005
Avrupa Birliği'nin şifresinin çözülmesindeki en temel anahtar kavramlardan olan "bütünleşme"nin - onunla yakın bir bağlantı içerisinde olan "entegrasyon" ile birlikte - analizine ışık tutabilecek olan hususlardan birisi, "ekonomik bütünleşme"dir. O halde artık, "nedir bu ekonomik bütünleşme ve ne içindir" sualini sorabiliriz: Acaba, sadece bazı ülkelerin bir araya gelerek daha kuvvetli ekonomik - sadece ve yalnız ekonomik - bir birlik veya birliktelik oluşturmaları için tasarlanmış bir şey mi, yoksa, kendisini aşan bir başka şeye hizmet edecek bir araç mı? Şüphesiz bu denli ehemmiyetli bir kavramın analizi bu sayfaların hacminin haddi değil; o sebeple, çok kısaca konuşacak olursak, bu kavramın ancak Avrupa Birliği'nin temel felsefesinin anlaşılmasıyla - yani o bütünlük çerçevesinde - aydınlatılabilecek bir kavram olduğunu belirterek başlamak gerekir; cidden, bu bütünlükten koparıldığında anlaşılamamaktan da öte, yanlış anlaşılma gibi çok yüksek bir risk taşıyan bu kavram için, kendilerinden bihaber olanların AB hakkında konuşma hakları bulunmaması hasebiyle, çok anlamlı bir seçme olarak, Carlo Sforza ve Jean Monnet gibi, Avrupa Birliği'nin fikir ve eylem babalarından olan [Bkz., msl: Janelle Reinelt., "Performing Europe: Identity Formation for a "New" Europe., Theatre Journal., 53.3., 2001., p.367] Avusturyalı aristokrat Kont Richard Nikolaus Coudenhove-Kalergi'ye kısa bir müracaatta bulunmak istiyorum. Yirminci yüzyılın iptidalarında, Avrupa'yı bir trajedinin beklediği kehanetinde bulunarak "Bir ve Bütün Bir Avrupa" ideali için kolları sıvayan Kalergi, te'sis ettiği ve daha sonra bu kehanetinin gerçekleşmesiyle te'sirleri daha da büyüyen "Pan Europa" (Avrupa Birliği) hareketinin fikri yapısının bir tür manifestosu mahiyetinde kaleme aldığı ondört sayfalık makalesinde, ["The Pan-European Outlook"., International Affairs (Royal Institute of International Affairs 1931-1939., Vol. 10, No. 5., Sep. 1931., pp.638-651], şunları söylemektedir [p.639]:
 
"Pan Europa hareketinin büyük gayesi, şu anda İngiltere ve İskoçya arasındaki sınırın görünmez olduğu gibi, Avrupa (ülkeleri arasındaki) sınırları görünmez hale getirmektir. Biz, Avrupa sınırlarını, Avrupa Federasyonu ile askeri noktai nazardan; Avrupa Serbest Ticareti veya Avrupa Gümrük Birliği yolu ile ekonomik noktai nazardan ve azınlıkların gerçek bir korunması ve Avrupa milletleri arasında gerçek bir eşitlik yolu ile de milli noktai nazardan olmak üzere, üç yoldan görünmez kılmak için çalışıyoruz. Şayet bu üç hususta Avrupa sınırları görünmezleşecek olursa, işte o vakit, Avrupa'da barışı elde edebilir ve Batı medeniyetimizi savunabiliriz."
 
Tabiatiyle, "Avrupa'nın sınırlarının görünmezleşmesi"nden neyin kastedilmiş olduğunu ayrıca zikre hacet bile yok; ama yine de, her ihtimale karşı, insanların idrak bakımından gayri müsavi derecelere münkasim olduğunu unutmayarak, e't-tekrarü ahsen, welew kane yüzseksen hükmü muktezasınca tavzihte fayda var: Avrupa'nın siyasi bütünleşmesi; yani, Bir ve Bütün Bir Avrupa; daha da açıkçası, resmi adı ne olursa olsun, fonksiyon itibariyle, federal veya konfederal bir Avrupa Devleti! Şu halde demek ki, mes'ele, gayet anlaşılabilir bir hal alıyor: Ekonomik bir birlik, esas olarak siyasi bir birlik için bir vasıtadır, çok mühim, ihmale gelmez bir şey; ama yine de bir vasıta. Nitekim, II. Harp'ten sonra, Churchill'in Avrupa Birleşik Devletleri'nin fitilini ateşleyen Zürih Üniversitesi açılış nutkunu müteakiben teoriden pratiğe dökülmek üzere başlatılan Avrupa Bütünleşmesi hareketinin ilk safhalarının hep ekonomik bütünleşme hareketleriyle geçmesinin ve Avrupa Birliği'nden önceki en uzun safhanın Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) safhası olmasının sebeb-i hikmeti de budur. Kolay bir şey mi? Daha düne kadar birbirlerine ölüm yağdıran, aralarındaki bütün ortak bağlara rağmen yine de dilleri, dinleri, kültürleri, tarihleri farklı gelişmiş, farklı menfaat alanları bulunan ve derin çatışmalar yaşayan milletleri bir anda bir siyasi birlik çatısı altına toparlamak? Öncelikle ve behemehal bir ekonomik birlik denenmeli; aynı ekonomik birlikte bir araya gelemeyen dünkü hasımların aynı siyasi birlikte bir araya gelebilmeleri, ayrıca, temelinde ekonomik ortak paydalar olmayan bir siyasi birliğin de ayakta kalması asla düşünülemez bile. Tıpkı Bir ve Bütün Bir Avrupa idealinin kurucu babalarından Jean Monet'nin dediği gibi: "....
 
... Salı'ya inşaallah...
Yazıyı PDF dosyası olarak indirmek için tıklayınız. [ Boyutu: 174,93 KB ]
BU DİZİDEKİ YAZILAR
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: I
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: II
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: III
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: IV
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: V
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: VI
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: VII
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: VIII
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: IX
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: X
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: XI
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: XII
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: XIII
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: XIV
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: XV
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: Netice-i Kelam-I
'Onurlu AB Üyeliği' Tezinin Kritiği: Netice-i Kelam-II




Copyright ©2006-2017, Durmuş Hocaoğlu

Sitede yayınlanmakta olan yazılar kaynak göstermek şartıyla kullanılabilir.

Anasayfa  |  Biyografi  |  Kitaplar  |  Yazılar
Bildiriler  |  Röportajlar  |  İletişim