ANASAYFA BİYOGRAFİ KİTAPLAR YAZILAR BİLDİRİLER RÖPORTAJLAR KÜTÜPHANE İLETİŞİM
        Detaylı Arama

Facebook'ta Paylaş

Darwinizm, İnsan ve Dil: VII
Durmuş Hocaoğlu

Yeniçağ Gazetesi / 07.04.2006
Bilimde hiçbirşeyin kesin olamayacağını, ilmi olmanın kriterinin doğrulama değil yanlışlanma, yanlışlanması mümkün olmayan bir tezin ilmi değil metafiziki olduğunu Karl Popper'in kabul ettirmesini üzerinden neredeyse asır geçmiş olmasına rağmen, hala sofu materyalistler ve pozitivistler tarafından mukaddes bir bilgi gibi itibar edilen Darwin teorisi, geçen asırda felsefi olarak Max Scheler tarafından sarsılmış, Jacob von Uexküll tarafından ise hem  felsefi ve de hem de biyolojik olarak bitirilmiştir [Msl., bkz: Takiyettin Mengüşoğlu., İnsan Felsefesi., Remzi Kitabevi Yay., İst. 1988, s.18 v.dv.].
 
Bizim burada üzerinde durduğumuz husus ise Dil olmaktadır: İnsan'ın oluşumunu izaha yönelen bir teori şayet Dil'i izah edemiyor, muammalı bırakıyorsa, O'na müteallık hiçbir şeyi izah edemiyor demektir. Nasıl ki kum, çakıl, çimento ve demir demek bina demek değilse, sadece muhtelif uzuvlardan müteşekkil ve kabaca şeklen İnsan'ı andıran bir varlık da İnsan demek değildir; temel kriter Dil'dir: Bu varlık, konuşamıyorsa, neye benzerse benzesin, İnsan değildir; belki bir çok başka birçok şey, ama İnsan değil.
 
İmdi; mes'eleye bu açıdan yaklaştığımızda, gerek Darwin'in ve gerekse de O'nun izinden giderek Darwinist telakkiyi sarsılmaz bir hüccet gibi antropolojisinin temeline yerleştiren Engels'in tezlerinde, mütemadi surette apaçık tenakuzlar ve tutarsızlıkların ardarda tekrarlandığını görmekte olduğumuzu ve bu haliyle bu tezin, bir teorinin sağlamlığı için en temel şart olan ve olgusal gerçeklerle uyuşmak olarak özetlenebilecek olan "dış tutarlılık"tan önce "iç tutarlılık" şartını dahi sağlayabilmekten uzak, kadük bir tez olduğunu söyleyebilrirz. Bu tenakuz ve tutarsızlıkların en muhtasar hulasası ise, teorinin en kritik noktası, halis anlamda omurgası olan, Hayvan'dan İnsan'a geçiş safhasında tasavvur edilen işbu varlığın bu ara safhada, henüz insan olmadığı ve fakat insanlaşma (hominisation) safhasında bulunmasına karşılık, bir insan gibi telakki edilmesi, kendisine insani vasıfların hamledilmesidir ki bunlar da Bilinç ve Düşünme ve Engels'in sözde teorisinde fazladan olarak bir de Emek'tir. Darwin'e göre, Hayvan'ın da bir bilinci olduğunu ve düşündüğünü, Engels'e göre ise, ilaveten, Emek ürettiğini ve böyle böyle 'insan-olmayan'ın 'insan-olan'a inkılab ettiğini görmüş olduk.
     
Nitekim, bir önceki yazımızda yapılan iktibaslara dikkat edilecek olursa, Engels'in, Darwinci istikametteki bütün iyimser görüşlerine karşılık, "Ama bütün hayvan­ların bütün yöntemli eylemi, dünyaya, onların iradesi­nin damgasını vurmayı sağlayamamıştır. Bunu, insan yapmıştır. Kısacası, hayvan dış doğadan yalnızca yararlanır ve salt varlığı ile onda değişiklikler meydana getirir; in­san onda değişiklikler meydana getirerek, amaçlarına yarar duruma sokar, ona egemen olur. İnsanın öteki hayvanlardan son ve temel farkı budur, bu farkı mey­dana getiren de gene emektir.""Doğa üzerindeki egemenlik, elin gelişmesiyle, emek ile başla­dı ve her yeni ilerleme de, insanoğlunun ufkunu genişletti" dedikten sonra kurmuş olduğu tuhaf senaryoda, oluşum geçiren insanların ama henüz insan değildi; öyleyse nasıl olur da "oluşum geçiren insanlar" denir? birbirlerine söyleyecek bir şeylerinin bulunduğu noktaya eriştiklerini, ihtiyacın kendisine bir organ, yani dil (ağız içindeki dil) yarattığını ballı balı anlatmakta ve "dilin (konuşma kaabiliyeti anlamındaki dil kastediliyor) kaynağının, emek sürecinden ve emek süreci ile birlikte doğduğu açıklamasının, tek doğru açıklama olduğunu" ileri sürebilmektedir. demek durumunda kaldığını şahit olmaktayız ki, bunun, doğru ve haklı bir tesbit olduğu reddedilemez: Hayvan sadece Tabiat'a uyum sağlarken, sadece İnsan'dır ki O'na iradesinin damgasını vurur, yani O'nda değişiklik yapar; işte, emek de budur, kültür de. Ancak, bu vazıyete göre, nasıl olur da Tabiat'a damgasını vuramayan bir mahluk, emek üretir de bu yol ile İnsan olur? Çok sırıtkan bir tutarsızlık! Engels'de tutarsızlık had safhada; nitekim, bu doğru kelamları eden aynı adam, aynı yazısının başka bir yerinde
 
Hezar hayret! Olacak gibi değil; Engels'in henüz insan-olmamış yaratığı, bazan haza insan, bazan da düpedüz hayvan; tıpkı "Hiç bir maymun eli, taş bıçağın en kabasını bile imal edememiştir."... cümlesindeki gibi. Eğer hiçbir maymun en basit bir aleti dahi yapamıyor ise, bu, hiçir maymunun Tabiat'a kendi iradesinin damgasını vuramayacağını, yani asla emek üretemeyeceğini ve binnetice, böyle salak maymunlar sürüsün de ilelebed birbirlerine söylemeye değer birşeylerinin olamayacağını ve hasılı kelam, hiçbir vakit İnsan'ın maymundan veya maymun ile ortak bir atadan gelmiş olamayacağını biz-zarure kabul ve itiraf etmek demektir.
Yazıyı PDF dosyası olarak indirmek için tıklayınız. [ Boyutu: 179,50 KB ]
BU DİZİDEKİ YAZILAR
Darwinizm, İnsan ve Dil: I
Darwinizm, İnsan ve Dil: II
Darwinizm, İnsan ve Dil: III
Darwinizm, İnsan ve Dil: IV
Darwinizm, İnsan ve Dil: V
Darwinizm, İnsan ve Dil: VI
Darwinizm, İnsan ve Dil: VII




Copyright ©2006-2018, Durmuş Hocaoğlu

Sitede yayınlanmakta olan yazılar kaynak göstermek şartıyla kullanılabilir.

Anasayfa  |  Biyografi  |  Kitaplar  |  Yazılar
Bildiriler  |  Röportajlar  |  İletişim