ANASAYFA BİYOGRAFİ KİTAPLAR YAZILAR BİLDİRİLER RÖPORTAJLAR KÜTÜPHANE İLETİŞİM
        Detaylı Arama

Facebook'ta Paylaş

....'Damarlarında Yüzde Yüz Asil Kangal Köpeği'nin Kanı Dolaşan Türk'e
Durmuş Hocaoğlu

Yeniçağ Gazetesi / 19.06.2006
Evet: Mümtaz'er Beğ ya bir kerre düşünüp dokuz kerre konuşmayı huy edinmiş bulunuyor ya da bir kast-ı mahsusu var; vakıa niyet okumasını bilmediğim gibi, niyetli de değilim, ama, "damarlarında yüzde yüz Türk kanı dolaşan asil Kangal Köpeği" ibaresi, kan temelinde Türk ile Kangal Köpeği'ni eşleşterdiğine binaen, Kangal Köpeği'nin de "mümtaz" Türk milletiyle aynı kanı taşıdığına ve binaenaleyh, "Türk'ün damarlarında da yüzde yüz asil Kangal Köpeği'nin kanının dolaştığına" hükmedilmesi de kendiliğinden istihraç edilmiş olacaktır.
 
Çok banal ve çok müstehreh!
 
Milliyeti kan bağlamında telakki etmeyi reddetmekle beraber, bir Türk olarak, "kem söz sahibine aittir" hükmü muktezasınca, aynen iade eder ve yanlışlığını fehmetme dirayetini gösterecek olursa da daha fazla batıl üzre ısrar etmekten vazgeçerek açık yüreklilikle itiraf etme cesaretini göstererek bu kadar küfür-kebair aşağıladığı ve hala soyunda adını taşıdığı Türk'ten içten bir bağışlanma talebinde bulunarak bir daha ağzını bozmayacağından emin oluncaya kadar yazı yazmayı tatil etmesi veya kalemini ebediyyen kırması için bir kırıntı kabilinden erdemin dahi kifayet edeceğini hatırlatırım.
 
Ve yine mükerreren hatırlatırım ki en doğru fikirler bile kötü ifade edildiğinde kıymetten sakıt olurlar, ancak doğru olan ne? Evet: Doğru olan ne veya hangisi?
 
Sayın Türköne, bilinen, yerleşmiş bilgileri altüst etmek, bizleri "kendi tarihimizle, kendi gerçeklerimizle yüzleştirmek" mi istemektedir? Öyleyse bile usul yanlış, uslup çirkin; fakat, yanlıştan doğruya, çirkinlikten de güzelliğe varılabilemez.
 
İmdi: Ne demek ola işbu "bizleri kendi tarihimizle, kendi gerçeklerimizle yüzleştirmek"; bir ciddiyeti var muhakkak, ama medya filozoflarının ve şöhret-i kaziblerin diline düşen her şey gibi bunların da cılkı çıktı. We mine'l-garaib! Herkes bir şeylerle yüzleşiyor; daha doğrusu, Türkleri kendi gerçekleriyle yüzleştirmek, birşeyle hesaplaştırmak üzere birtakımlarını bir meraktır almış gidiyor. Tarihimizin biz edna taifesince meçhul olan bütün gerçeklerine, kendilerine vahyen nazil olmuş tarih peygamberleri gibi vakıf bulunan bu makule insanların "Tarihinle yüzleş! Ermeni'yi kesen sen, Kürd'ü kesen sen! Sen kaatil bir milletsin! Yüzleş, inkarı bırak ve boyun eğ" kabilinden lafazanlıkları tipik bir aydın hezeyanı.
 
Ve sonra ne demek ola işbu "bilinen, yerleşmiş bilgileri altüst etmek"? Türk tarihinin Galileisi olma özentisi mi? Bilim ve felsefe tarihinde büyük dönüşümlere imza atan şahısların birçoğu 'doğru'yu – insandan hiçbir vakit mutlak manada doğru sadır olamayacağına binaen buna en iyisi 'daha doğru', veya Popper'ın izinden giderek, 'yeni muvakkat doğru, potansiyel yanlış'  diyelim – eskiyi, "eski doğru"yu, miadı dolmuş olanı, yani yanlışı yerinden söküp atmak zorunda kalmışlar ve ekser hallerde büyük bedeller ödemişler, zamanlarında görmedikleri takdire ancak ölümlerinden sonra nail olabilmişlerdir; ancak, bu vazıyetin zıddından hareketle, her mevcut ve yerleşmiş olanı yıkmaya çalışanın, ileride kıymeti takdir ve hakkı teslim edilecek bir dahi olduğunu düşünmek de bir başka aydın hezeyanıdır. Mesela benim İTÜ'deki talebelik yıllarımda – ismini vermekte bir mahzur görmüyorum, çünkü kitabını yazmıştı – Enerjinin Korunumu, Entropi vb. gibi en temel basit fizik kaanun ve prensiplerinden bihaber, ilimde behresi olmayan, Liman Lokantası'nda garsonluk ile iştigal eden, Mehmet Doğruluk nam bir şahıs, bilimi altüst ettiği iddiasıyla yaygaralar koparıp duruyor, icad ettiği devr-i daim makinalarının ciddiye alınmaması karşısında bütün ilim alemine demediğini bırakmıyor, kendisinin de Galieli, Newton ve Einstein gibi anlaşılamamış bir dahi olduğu söylüyor ve hocalarımızın tavırlarını, ilmi yetersizlik ve eskiye duydukları mutaassıbane bağlılık ile açıklıyordu.
 
Lakin, yine de harika adam sayılırdı şu Mehmet Doğruluk, vesselam; hiç olmazsa kitabı vardı ve hiç olmazsa bir işe yarıyordu. Mümtaz'er Beğ'de o da yok: Bu konuda bir kitabı olmadığı gibi, yazdıkları insanı güldürüp rahatlatmıyor, bilakis sinir bozuyor.
 
Az daha...
Yazıyı PDF dosyası olarak indirmek için tıklayınız. [ Boyutu: 181,03 KB ]
BU DİZİDEKİ YAZILAR
'Damarlarında Yüzde Yüz Türk Kanı Dolaşan Asil Kangal Köpeği'
'Damarlarında Yüzde Yüz Türk Kanı Dolaşan Asil Kangal Köpeği'nden....
....'Damarlarında Yüzde Yüz Asil Kangal Köpeği'nin Kanı Dolaşan Türk'e




Copyright ©2006-2018, Durmuş Hocaoğlu

Sitede yayınlanmakta olan yazılar kaynak göstermek şartıyla kullanılabilir.

Anasayfa  |  Biyografi  |  Kitaplar  |  Yazılar
Bildiriler  |  Röportajlar  |  İletişim