ANASAYFA BİYOGRAFİ KİTAPLAR YAZILAR BİLDİRİLER RÖPORTAJLAR KÜTÜPHANE İLETİŞİM
        Detaylı Arama

Facebook'ta Paylaş

AB ve Alternatifleri Üzerine
Durmuş Hocaoğlu

Aksiyon Dergisi / Sayı: 380; 16.03.2002-22.03.2002
"AB Lobisi kasıtlı yanlış bilgi üzerine dayandırdığı ve suç teşkil eden ahlaksızca bir propaganda ile gerçekleri ters-yüz etmeye çalışarak, Türkiye'nin AB dışında kalması ile savunmasız kalacağını ileri sürmek suretiyle AB-karşıtlığını mahkum etmeye çalışmaktadır; halbuki, asıl konu, böyle bir emperyal ve emperyalist güce karşı Türkiye'nin nasıl korunacağıdır."
 
 
Araya her ne girerse girsin, Avrupa Birliği konusu, Türkiye'nin gündeminden asla düşmüyor; öyle görünüyor ki asla düşmeyecek de. "Derim gülerim, oynaşım aklımdan çıkmaz" şeklindeki halk deyiminde çok yetkin bir biçimde ifade edildiği gibi, AB'nin aklımızdan fikrimizden çıktığı gün yok; hemen-hemen her gün doğrudan ya da dolaylı olarak, konumuz AB. AB de AB! AB ile yatıyoruz, AB ile kalkıyoruz; Bütün yolların Roma'ya çıkması gibi bütün konular AB'ye çıkıyor, başka hiçbir konumuz yok; olsa bile bir yolunu bulup mutlak surette "oynaşımız" ile ilişkilendiriyoruz. Demokrasi mi? AB'ye girmiş bir Türkiye'de Demokrasi diye bir problem mi olur? İnsan Hakları mı? AB'ye girmiş bir Türkiye'de bir daha hak ihlalleri mi olur? Ekonomik kriz mi? AB'ye girmiş bir Türkiye'de Kirz mi olur birader; gelsin paralar! Eğitim mi? AB'ye girmiş bir Türkiye'de herkesin istediği eğitimi almasına kim mani' olabilir? Başörtüsü mü? AB'ye girmiş bir Türkiye'de kimler başörtülü gencecik kızlarımızın kollarına kelepçe vurmaya cür'et edebilir? Hatta: Arabamız kasise mi girdi? AB'ye girmiş bir Türkiye'de arabalar kasise giremez!... Şia'nın "Kerbela" sloganı gibi: Her yer AB, her gün AB! Herşeyde AB. Fazladan olarak: Herşey AB! AB, özgürlükler ülkesi; AB tarihin sonu; AB insanlığın finali ve ulaşabileceği son nokta; AB, bütün Türk tarihinin yönelmiş olduğu hedef; AB Atatürk'ün vasıyeti.
 
Artık iyiden iyiye önünü boş gören ve bütün rakiplerini sindirdiğine kanaat getirmeye başlayan AB Lobisi, saldırganlığını handiyse yeni bir tür "irtica" kavramı icad etmeye kadar vardırmak üzere. Bu gidişle, pek yakında "AB karşıtları Türk ulusunun en büyük düşmanıdır; her görüldüğü yerde ezilmelidir" diye vur emri bile çıkartılabilir. Çünkü, mükerreren: AB "herşey"; çünkü iyi, güzel ve doğru olarak akla gelen ve gelebilecek ne varsa AB o! Binanealeyh, AB'ye karşı çıkmak, iyi, güzel ve doğru olarak akla gelen ve gelebilecek ne varsa hepsine birden karşı çıkmaktır.
 
... ve binanealeyh, AB alternatifsiz! Tabii ki öyle: İyi, güzel ve doğru olarak akla gelen ve gelebilecek ne varsa bila noksan, şahsında cem' etmiş olan birşeyin alternatifi olabilir mi?
 
Ancak, AB'nin ayak sesleri yaklaştıkça, içine gireceğimiz cehennemin alevleri yüzlerimizi yalamaya başlayınca, işin vahametinin nerelere doğru uzandığı da kendisini daha bir ayan-beyan ortaya koymakta. Karen Fogg'un, cürm-ü meşhud halde yakalanmasına rağmen, Türkiye'de bir sömürge müfettişi gibi rahat ve fütursuz davranmasından, AB Parlamentosu'nun "Ermeni Soykırımı"nı tanımamız yönündeki küstah ve kaba tavrına, PKK'nın baş tacı edilmesine varıncaya kadar binlerce örnek.... 
 
***
 
AB gerçekten alternatifsiz mi? Daha doğrusu şöyle soralım: AB ne ki, alternatifi de ne ola?
 
Bu suali ele almadan önce, hemen belirtmek gerekir ki, Türkiye'de AB tartışmalarının çok bariz iki kötü özelliği bulunmaktadır: Birincisi, bu tartışmaların ezici çoğunluğunun, az bir istisna ile, inanılmaz bir cehalet ortamında yürütülmekte olması ve ikincisi de Türkiye'de Türklerin Türklere anlattığı AB ile Avrupalıların anlattığı AB'nin neredeyse birbiriyle alakasızlığıdır. Gerçekten de AB konusunda değil "sokaktaki adam", fakat akıl-dane geçinenlerin bile ekseriyeti, bu en hayati mevzuda çok kıvamlı bir bilgisizlik bataklığına gırtlağına kadar batmış bulunuyor; "fikir" diye tedavüle sürülen emtianın ekseriyeti, beş para etmez abur-cubur şeylerden ibaret ve gerçekten de "Gerçek Avrupalılar"ın anlattığı Gerçek Avrupa Birliği, Türkiye'de Türklerin Türklere anlattığı Sanal Avrupa Birliği'nden çok farklı bir şey.
 
Dehşetli bir yalan ve beyin yıkama makinasına dönüşmüş bulunan ve AB ile akçalı bağlantıları olduğu da tavırlarından dökülen AB Lobisi'nin biteviye yaptığı propagandaların, yana-yakıla anlattığı kurt masallarının aksine, "Gerçek Avrupalılar"ın anlattığı Gerçek Avrupa Birliği, çok kısaca şundan ibarettir: Avrupa Birliği, ekonomik bir birlik değil, siyasi bir birlik olup, hedefi, "Amerikalılık" modelli bir "Avrupalılık" bilinci üzerine yükselecek olan bir "Avrupalı Milleti" ve Amerika Birleşik Devletleri modelli bir "Avrupa Birleşik Devletleri" inşa etmektir. Avrupa Birliği'ne girmek isteyen her devlet, ulus-devletleşme sürecinde feodalitelerin ulus-devletler potasında eriyerek silinmesi gibi bu yeni, "supra-nasyonal devlet"in potasında eriyerek silineceğini bilmektedir. İşte, Türkiye'de oynanan büyük oyunların, söylenen büyük yalanların gizlemeye çalıştığı şey, bu taş gibi sert gerçekliktir: Avrupa Birliği'ne girecek olan bir Türkiye, kendi-kendisini fesh edecek, bir devlet ve millet olarak varlığını sona erdirecek olan bir süreci de başlatmış olacaktır.
 
Beri yandan Avrupa Birliği'ni dışında kalmış olan bir Türkiye de istikbalinden asla emin ve hürriyet ve istiklali de asla ve kat'a emniyet altında olamayacaktır. Çünkü, 7.500.000 kilometre kare yüzölçümü, 600 milyona yaklaşan nüfusu (ABD'nin iki katı), 10 trilyon dolar civarındaki gayri safi hasılası (ABD'nin %20 civarında fazlası) ve iki-üç milyon civarında olacak ordusu ile Amerika Birleşik Devletleri'ni de geride bırakarak dünyanın en büyük süper gücü olacak olan Avrupa Birleşik Devletleri, Türkiye üzerinde, Soğuk-Savaş Dönemi Rusyası'nın oluşturduğundan çok daha büyük bir tehdit ve baskı oluşturacaktır.
 
AB Lobisi kasıtlı yanlış bilgi üzerine dayandırdığı ve suç teşkil eden ahlaksızca bir propaganda ile gerçekleri ters-yüz etmeye çalışarak, Türkiye'nin AB dışında kalması ile savunmasız kalacağını ileri sürmek suretiyle AB-karşıtlığını mahkum etmeye çalışmaktadır; halbuki, asıl konu, böyle bir emperyal ve emperyalist güce karşı Türkiye'nin nasıl korunacağıdır.
 
AB Lobisi yine büyük bir ahlaksızlık daha yaparak, bu milletin iyi, güzel, doğru olan hiçbirşeyi kendi gücü ve iradesi ile elde edemeyeceğini üstü kapalı söylemekte; iyi, güzel ve doğru olanlara ancak AB'ye teslim olmak ve varlığını O'nun potasında eritmek suretiyle ulaşabileceği zehrini damardan vermekte; bir milletin kendisine olan bütün itimadını yok etmeye, ruhuna boyun eğdirmeye çalışmaktadır.
 
Hasılı; AB, Türkiye için tam bir açmaz, tam bir baş-belasıdır; içine girdiği takdirde varlığı bitecek, girmediği takdirde de tehdidi altında kalacaktır. Bundan dolayıdır ki, AB Türkiye için alternatifsiz olmak bir yana, bizi, bizzat kendisine alternatifler yaratmaya zorlamaktadır. Türkiye, hiç yoksa bile alternatifler yaratmaya mecburdur.
 
"Avrasya Alternatifi" bunlardan sadece birisidir; nasıl mı? Sayfa bitti; onu da bilahare ele alalım.
Yazıyı PDF dosyası olarak indirmek için tıklayınız. [ Boyutu: 186,96 KB ]




Copyright ©2006-2017, Durmuş Hocaoğlu

Sitede yayınlanmakta olan yazılar kaynak göstermek şartıyla kullanılabilir.

Anasayfa  |  Biyografi  |  Kitaplar  |  Yazılar
Bildiriler  |  Röportajlar  |  İletişim