ANASAYFA BİYOGRAFİ KİTAPLAR YAZILAR BİLDİRİLER RÖPORTAJLAR KÜTÜPHANE İLETİŞİM
        Detaylı Arama

Facebook'ta Paylaş

'Hizbu'l...' ne? 'Allah' mı, 'Şeytan' mı?
Durmuş Hocaoğlu

Ayyıldız Gazetesi / 23.01.2000
Evet: "Hizbu'l..." ne? Birden söylemeye yüreğim elvermiyor; neden mi? gayet basit: Utancımdan! Evet; utancımdan; ayıptır söylemesi, tırnak içindeki ifadede üç noktadan sonra neyin geleceğini biliyoruz: "Allah"! Cenab-ı Hakk'ın yüceler yücesi, mukaddes has (şahsi) ismi! Bendeniz, bu ismin, cinayetlerin en utanç vericisinden vatana ihanete kadar varan bir dizi habaset ve mel'anete gırtlağına kadar batmış olan bir kanlı "örgüt"e adeta firma adı olmasını, herşeyden önce ve behemehal, bir mensubu olmaktan gurur ve sürur duyduğum ve her şeyden daha ziyade, tutkunu olduğum milliyetimden dahi tartışılamayacak kadar ziyade kıymet ve ehemmiyet atfettiğim İslam dini adına utanç verici bulmaktayım.
 
Unutmamalıyız ki, dünya, İslam hakkındaki hükmünü çoğunlukla bu dini yaşayanların yaşantısına, kalitesine, adamlık katsayısına bakarak vermektedir. Halbuki İslam dünyasının dünyaya resmettiği, yani dünyada ekseriyetle İslam denince hemen akla gelecek olan şeylerin büyük çoğunluğu, İslam'ın yüzünü ağartacak değil, başını yere eğdirecek olan çirkinliklerdir. Acaba bu dinin ümmeti olduğunu iddia edenler peygamberlerinin yanına hangi yüzle çıkmayı düşünmekteler?
 
***
 
"Hizbullah"ın İslami literatürdeki teknik manası malumdur: Kelime olarak "Allah'ın Hizbi" (taraftarı) manasındaki bu kelime, Kur'an'da, bir kere Maide'de (5/56) ve iki kere de Mücadile'de (58/22) olmak üzere cem'an üç yerde geçmekte ve bir terim olarak "Allah'ın yanında olan, ona itaat eden" şeklinde özetlenebilecek bir mana taşımaktadır. Bu terimin zıddı olarak da yine Yüce Kitab tarafından "Şeytan'ın taraftarı, Şeytan'ın yandaşı, Allah'ın karşısında ve düşmanı olan" şeklinde anlamlandırılabilecek olan "Hizbu'ş-Şeytan" terimi kullanılmakta olup, açıkça bu isim ile Mücadile'de aynı ayette iki kere (58/19) anılmakta ve Fatır'da (35/6) ise, Şeytan'a uyanlar aynı terime telmihde bulunularak "hızbehu=onun (şeytanın) taraftarları" şeklinde zikredilmektedir.
 
Bütün bunların ortak anlamı şudur: Hizbullah, Kur'an-ı Kerim'in yücelttiği, soylu bir kavram olup, "iyi müslüman" tipinin sembolüdür. Bu idealleştirme, tarihte daha birçok örneğinde de görüldüğü gibi, bu çok değerli kavramın, muhteva olarak ona ne kadar uyup-uymadığı hiç de kaale alınmayan, sadece ismen onula aynişelen birçok kötü taklidinin doğmasına da sebebiyet vermekte ve, iyi marka emtiaların kötü insanlar tarafından taklid edilerek kötü ve sahte kopyalarının piyasaya sürülerek piyasayı ele geçirmesi gibi tiksinmti verici, çirkin bir etki yaratmaktadır.
 
 Böyle bir çirkinlik, aynı zamanda bir medeniyet için de ciddi bir alarm işareti olarak kabul edilmelidir; çünkü herşeyden önce, böyle bir çirkinlik, İslam dinini lekelemektedir. 
 
Hizbullah gibi, yüce kitabımızın övdüğü, takdis ettiği son derece asaletli bir kavramın, bir ihanet çetesinin, insanları tüyler ürperten metodlarla öldürüp "domuz topu" yaparak gömen, bir kanlı terör örgütününe isim olmasının ayıbı bize, yani biz müslümanalra ziyadsiyle yeter de artar bile. Edeb yahu! Şu İslam dünyası ne zaman kendisini dünyada adam gibi bir şeyle tanıtacak?
 
Bana kalırsa, Medya'yı etkileyebilecek gücüm olsaydı, bu örgütü, kendisine layık gördüğü "Hizbu'l-lah" ismi ile yerine "Hizbu'ş-Şeytan" ismi ile propaganda ederdim; eminim ki doğrusu budur..
 
***
 
Hizbullah utancı elbette ve dehşeti elbette bundan ibaret değil; zannım odur ki daha henüz işin başındayız. Bu mesele, kazdıkça yeni-yeni cesetlerin çıktığı, bereketli bir "Hizbullah mezarlığı" gibi, kazdıkça yeni skandalların ortaya çıkacağı bereketli bir skandallar kuyusunu andırıyor. Kim bilir işin içinde neler var; bir tanesini hemen söyleyelim: Bu operasyonun yapıldığı tarihin, Apo meselesi dolayısıyla hayli sıkışmış olan Hükumet açısından, iyi bir gündem değiştirme vesilesi olacak kdar denk düştüğü mutlaka dikkatinizi çekmiştir. Günah almak için söylemiyorum; ama tesadüf de iyi bir tesadüf hani.
... dilerseniz ve uygun görürseniz, hemen ikinci bir not da ekleyebiliriz: PKK'nın "lideri" Bay Abdullah Öcalan şu anda sağ ve yakın bir tarihte de ihtimal-i galibe ile "dışarıda" olacak; ondan sonra? Kim bilir! Allah bir kere "yürü ya kulum" demeye görsün. Ama Hizbullah'ın lideri Hüseyin Velioğlu çatışmada vuruldu. İmdi dikkat: İki adet Kürtçü, ayrılıkçı, hain terör örgütü: Biri kazınmaya başladı, diğeri yasallaşıyor; iki terörist lider: Biri vuruldu, diğeri baş-tacı olmak üzere.
 
"Sana sevdanın yolları / Bana kurşunlar"...
 
Biraz garip; ne dersiniz?  
 
***
 
Acele etmeyelim; yine aynı karakterde başka bir gündem maddesi tartışma konularımızı değiştirinceye kadar, bu mesele hakkındaki bilgi verileri biraz daha netleşirse, daha berrak fikirler üretme şansımız ve imkanımız olacak ve Hizbu-ş-Şeytan'ın ölüm tarlalarından daha çokça bahsedilmesi gerekecektir.
Yazıyı PDF dosyası olarak indirmek için tıklayınız. [ Boyutu: 196,42 KB ]




Copyright ©2006-2017, Durmuş Hocaoğlu

Sitede yayınlanmakta olan yazılar kaynak göstermek şartıyla kullanılabilir.

Anasayfa  |  Biyografi  |  Kitaplar  |  Yazılar
Bildiriler  |  Röportajlar  |  İletişim