ANASAYFA BİYOGRAFİ KİTAPLAR YAZILAR BİLDİRİLER RÖPORTAJLAR KÜTÜPHANE İLETİŞİM
        Detaylı Arama

Facebook'ta Paylaş

Hükumet, PKK'ya Karşı Yok Edici Harekata Hemen Geçsin: I
Durmuş Hocaoğlu

Yeniçağ Gazetesi / 23.07.2006
Son zamanlarda şiddetini artıran kanlı saldırılarla yükselişe geçen PKK'ya karşı en müessir çarenin Irak'ta sınır ötesi bir harekata girişmek olduğu yolunda kamuoyunda ve siyaset çevrelerinde hemen hemen tam bir mutabat hasıl olduğu ve ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin de bu istikamette bütün hazırlıklarını ikmal ettiği ve kararın siyasi iradeyi beklediği bilinmektedir. İşte tam da bu mevzuda bir yazı kaleme almak üzereyken, Türkiye Kamu-Sen İstanbul İl Başkanı Sayın Hanefi Bostan adıyla neşrolunan bir bildiri metni elime ulaştı. Bugün ve yarın, yeni bir yazı te'lif etmek yerine, şahsen her satırına aynen iştirak ettiğim bu metni, sizlerle paylaşabilmek maksadıyla köşeme misafir etmek istiyorum. Söz sırası şimdi, Sayın Bostan ve O'nun "Hükumet, PKK'ya Karşı Yok Edici Harekata Hemen Geçsin" başlıklı bildirisinde.
 
***
 
Bölücü terörist örgüt PKK'nın son günlerde tekrar yoğunlaşarak tırmanışa geçen ve askerlerimizi ve onların şahsında ülkemizi ve devletimizi hedef alan kanlı eylemleri bütün Türkiye'de çok yoğun bir infial ve nefret dalgasının yükselmesine sebep olmuş bulunmaktadır. Bu noktada Türkiye Kamu-Sen olarak, yetmiş milyon Türk halkının bizimle aynı duyguları paylaştığından zerre kadar dahi şüphe duymadan, temsil ettiğimiz yüz binlerin adına, PKK'yı bir kere daha lanetliyoruz.
 
Ancak, asıl muhatabımız, bu eylemlerin arka planında bulunan Türkiye ve Türk düşmanı dış güçler ve pasif ve cesaretlendirici politikalarıyla, eski ve yeni hükümettir.
 
İlkin, bu ülkede yaşayan herkesin çok iyi bildiği gibi, PKK'nın bütün altyapısını hazırlayan, her türlü maddi, finansal, lojistik ve moral desteği veren, dünyanın her yerinde arka çıkan, besleyen, büyüten, koruyan ve bugünlere getiren ve bugün de hala ayakta tutan asıl kaynak, asıl güç, görünürdekinin aksine, bu, her tarafı kana bulanmış vahşet, cinayet ve hıyanet örgütünün yöneticileri ve diğer kadroları değil, dış güçlerdir. Yine yüce milletimizin çok iyi bildiği gibi, PKK'nın görünürdeki yöneticileri ve sözde beyin takımları sadece birer kukla, birer kirli maşadır; dış güçler emrinde Türkiye'ye ve Türklere her türlü zararı vermek ve Türkiye'yi parçalamak için yetiştirilmiş, beslenmiş birer ajan ve tetikçiden başkası değildir.
 
Bu gerçeği görmek için aşağıda kısa bir dökümünü vereceğimiz listeye bir göz atmak bile yetecektir:
 
- Yakın tarihimizdeki Yunan, Ermeni, Bulgar ve benzeri ayaklanmalar ve isyanlar gibi, sözde Kürt yurttaşlarımız adına hareket etmek iddiası ile ortaya çıkan bütün Kürtçü bölücülük hareketleri de daima yabancı güçler tarafından planlanmış, beslenmiş ve korunmuştur. Nitekim 19. yüzyılın sonlarına doğru İngiliz istihbarat servislerinin kurdurduğu Kürt Teali Cemiyeti'nden bu yana gerek İmparatorluk ve gerekse de Cumhuriyet dönemlerindeki Kürtçü örgütlenmeler, isyan ve terör eylemleri de yine aynı güçlerin finansları, maddi ve moral destekleri ve himayeleri ile gerçekleştirilmiştir. 
 
- PKK adlı kanlı Marksist terör örgütü de aynı planın bir parçası olarak, 1980'lerde, kurulmasına başlanan "Yeni Dünya Düzeni"nde Türkiye'ye biçilen etkisizleştirilme ve bölünme projesinin uygulaması olarak aynı yabancı güçler tarafından kurulmuştur ve bugün de yine aynı güçler tarafından sağlanan korunma ve himaye altında faaliyetlerini sürdürmektedir. Kanlı hain örgütün, sözde maskeli ve bir kısmı da açıkça yasal faaliyet gösteren siyasi temsilcilikleri, irtibat büroları, basın-yayın ve TV organları, yasal ve yasadışı ticari faaliyetleri göz önüne alındığında böyle geniş çaplı bir teşkilatlanmanın, arkasında dünya çapında etkin büyük güçler olmadan kurulmasının da ayakta durmasının da imkansızlığı kendiliğinden anlaşılabilir. Nitekim, Türkiye'ye karşı daima iki yüzlü davranan Avrupa ülkelerinin hemen hepsinde, bir yandan terör örgütü olarak ilan edilen PKK diğer yandan da açık veya maskeli olarak her türlü hain faaliyetinde korunmaktadır. Ülkemiz üzerindeki tarihi hesaplarından asla vazgeçmeyen Rusya'nın ise daha birkaç gün önce açıklanan terör örgütleri listesine PKK'yı hala dahil etmemekte ısrar etmesi de başka bir örnek teşkil etmektedir. Bunun yanında, kurulduğu tarihten bu yana PKK'ya kol-kanat geren ve ancak yakın sayılabilecek bir zamanda Türkiye'nin savaş tehdidi sonucunda bu himayedarlığından vazgeçmek zorunda kalan Suriye gibi sözde dindaş ve komşu ülkelerin de unutulmaması icap etmektedir.
BU DİZİDEKİ YAZILAR
Hükumet, PKK'ya Karşı Yok Edici Harekata Hemen Geçsin: I
Hükumet, PKK'ya Karşı Yok Edici Harekata Hemen Geçsin: II




Copyright ©2006-2018, Durmuş Hocaoğlu

Sitede yayınlanmakta olan yazılar kaynak göstermek şartıyla kullanılabilir.

Anasayfa  |  Biyografi  |  Kitaplar  |  Yazılar
Bildiriler  |  Röportajlar  |  İletişim