ANASAYFA BİYOGRAFİ KİTAPLAR YAZILAR BİLDİRİLER RÖPORTAJLAR KÜTÜPHANE İLETİŞİM
        Detaylı Arama

Facebook'ta Paylaş

Ya Şimdi, Ya Hiçbir Zaman
Durmuş Hocaoğlu

Yeniçağ Gazetesi / 07.08.2006
Mackinder, İngiliz Krali­yet Coğrafya Cemiyeti'nin (Royal Geographical Society) Londra'da 25 Ocak 1904'de yapılan toplantısında Alfred Thayer Mahan'ın, dünya hakimiyetine giden yolun deniz gücü olduğu tezini savunan, 1890 tarihli Tarihin Akışı Üzerinde Deniz Gücünün Etkisi, 1660-1783 (The Influence of Sea Power Upon History, 1660-1783) adlı eserine nazire edercesine takdim ettiği, bütün kara strateji anlayışını tepeden tırnağa değiştiren, dünya hakimiyetine giden yolun tam aksine, kara gücü ve kara hakimiyeti olduğunu ileri süren, hepi-topu yirmidört daktilo sayfalık - baskı metni onyedi sayfa - hacminde bu kısa ve yoğun makalesi ve bilahare 1919'da yayınladığı "Demokratik İdealler ve Gerçek" (Democratic Ideals and Reality) adlı kitabında geliştirdiği tezi ile, Orta-Asya, Sibirya, Doğu Avrupa ve İran'ı kapsayan, denizden ve deniz güçlerinin kontrolünden uzak, Mihver Bölge (Pivot Area) adını verdiği bu bölgenin merkezine de Kalpgah (Heartland) adını vermiş ve bu bölgeye hükmetmenin, dünyaya hükmetmenin yolunu açacağını ileri sürmüş ve bunu da ilgili çevrelere kabul ettirmiştir. Öyle ki, Karl Haushofer'in telkinleri sonucunda Hitler de II. Harp'te hemen-hemen bütün stratejisini, Doğu Avrupa'dan başlayarak Asya'nın bütün kuzeyini kapsayan ve güneyinde İran üzerinden sıcak denizlerle irtibat kuran bu bölgeyi ele geçirme üzerine bina etmiştir.
 
Mackinder'in strateji tezinde, merkezinde Kalpgah'ın bulunduğu Mihver Bölge, iç-içe geçen iki büyük Hilal (Crescent) kuşağı ile kuşatılmıştır: İlk kuşak olan İç Hilal (Inner Crescent), Çin, Güney-Asya, Hind-i Çini, Hindistan, Orta ve Batı Avrupa'dan; ikinci kuşak olan Dış Hilal (Outer Crescent) ise, Amerika, Avustralya ve Afrika'dan müteşekkildir.
 
Mackinder'in bu tezi,o vakitten beri de esas olarak pek fazla değişmemiş olup, küresel kara stratejisinin omurgasını oluşturmaya devam etmektedir. Bilhassa Soğuk Harb'in hitama ermesinden sonra, Orta-Asya'nın muazzam enerji kaynaklarının da kabarttığı iştiha sonucunda yeniden merkeze oturmuş bulunmaktadır.
 
Gerçekten de, öyle anlaşılmaktadır ki, Amerika'nın şu andaki asıl stratejisi de bu mıntıkayı iradesine rametmek şeklinde tecelli etmektedir. Nitekim, pek yakın bir vakitte, Mackinder'in adı geçen makalesinin yayınlanışının yüzüncü yılı münasebetiyle bir kısa makale kaleme alan P. Kennedy[*], gayet net bir biçimde bu fikri savunmakta ve şunları söylemektedir:
 
"20. yüzyılın geri kalanı Mackinder'ın tezini doğruladı. İki dünya savaşı, yazarın 'içkenar hilal' (Rimlands) dediği, Asya'nın 'kalp sahasının' hemen dışında kalan ve Doğu Avrupa'dan başlayıp Himalayalar ve ötesine kadar uzanan kuşağın kontrolünü ele geçirmek için yapılan mücadelelerdi. Bu bölgenin Soğuk Savaş sırasında Sovyetler'in egemenliğinde olması pek çok Amerikalı jeopolitikçinin (Nicholas Spykman gibi) Mackinder'in teorilerini hatırlamasına yol açtı. ABD askeri gücünün son dönemde Afganistan'a ve çeşitli Orta Asya cumhuriyetlerine yansıması, bu hipoteze duyulan ilgiyi alevlendirdi."
 
Şüphesiz Amerika'nın bu güzergah üzerine strateji kurmasında, Asya'nın üç büyük gücü olan Rusya, Çin ve Hindistan'ın tam ortasına bir kama gibi girerek her üçünü birden kontrol edebilme ve baskı altında tutabilme endişesi de yatmaktadır. İşte bu saikler ile Amerika, tarihin altın bir tepsi içinde sunduğu Tek Kutuplu Dünya'nın rekabetsiz ortamında adeta "ya şimdi, ya hiçbir zaman" dercesine harekete geçmiştir. Filhakika, "ya şimdi, ya hiçbir zaman"; çünkü bu devranın hep böyle sür-git devam etmesi beklenemez; yirmi sene sonrası, çok geç bir vakit demektir: Yükselen Çin ve Hindistan'a kendisini toparlayabilmiş Rusya'nın ilave edilmesi bu mıntıkanın ilelebed elden kaçması demek olacağı gibi, şayet büyük projesi başarıya ulaşacak olursa, bir Avrupa Birleşik Devletleri'ne dönüşecek olan ve bu durumda büyük iktisadi gücünün yanında büyük bir askeri güç de olması beklenen Avrupa Birliği'nin de Amerika'nın önünü kesmesi mukadder olacaktır ki bu açıkça, Amerika'nın bütün büyüklük projelerinin kadükleşmesi, "American Reich"ının doğmadan ölmesi demektir. O halde: "Ya şimdi, ya hiçbir zaman". Amerika, küresel çapta büyüklüğünün zirvesine ulaşmak için buna adeta mahkumdur; çünkü büyümediği takdirde ise küçülmeye mahkum olacağını iyi bilmektedir zahir.
 
Evet: "Ya şimdi, ya hiçbir zaman".
 
[*] Paul Kennedy., "The Pivot of History", The Guardian International.,19.06.2004, Türkçe Çeviri: "Amerika'nın Bir Görevi Var"., Radikal., 25.06.2004
***
NOT: Bu yazım Yeniçağ'ın web sitesinde, gönderilen metin tam olarak yayınlanmış, fakat matbu metinde, anlamı karıştıracak şekilde bir bölüm çıkarılmış, buna mukabil, çıkarılan bu bölümde bulunan dipnot, bu defa iptal edilmesi gerektiği halde metne konmuştur. Bu dosyada, yazının basılı metni değil, orijinal tam metni verilmiştir.
Yazıyı PDF dosyası olarak indirmek için tıklayınız. [ Boyutu: 256,14 KB ]




Copyright ©2006-2018, Durmuş Hocaoğlu

Sitede yayınlanmakta olan yazılar kaynak göstermek şartıyla kullanılabilir.

Anasayfa  |  Biyografi  |  Kitaplar  |  Yazılar
Bildiriler  |  Röportajlar  |  İletişim