ANASAYFA BİYOGRAFİ KİTAPLAR YAZILAR BİLDİRİLER RÖPORTAJLAR KÜTÜPHANE İLETİŞİM
        Detaylı Arama

Facebook'ta Paylaş

Batı'da Şiddet, Kan ve Korku Kültürü: III
Durmuş Hocaoğlu

Yeniçağ Gazetesi / 03.11.2006
Aynı cinsten olan insanlar arasında cinsi yakınlaşma, bilhassa erkekler söz konusu olduğunda, İslam ve Hristiyanlık ve ciddiye alınmaya layık ahlaki niteliği olan felsefeler tarafından insan haysiyetine yönelmiş en şiddetli saldırılardan ve en ağır yüz kızartıcı eylemlerden kabul edilmesine ve birçok hallerde zinadan dahi daha ağır bir şekilde müstelzim-i ceza addedilmesine mukabil, hemen her toplumda şu veya şekilde, bir bozuk davranış biçimi olarak mevcut olagelmiş; ancak, eski dünyada Hind-İran havzasında, Lut kavminde olduğu gibi, birçok toplumda da şaşırtıcı seviyede yaygınlığa sahip olmuştur. Fakat, Grekler söz konusu olduğu zaman vazıyet daha da başka türlü görünmektedir: Bu kavimde bu kabil davranışlar sadece fiilen yaygınlık kazanmış olmanın ötesinde, müesseseleşmiş olup, normal ve lüzumlu bir hayat pratiğinden ibaret olarak telakki edilmekteydi ve daha da fazlası olarak, erkeklerin "onurlu" birer yurttaş olarak yetişebilmelerinde de gerekli kabul edilmekteydi. Bu müesseseleşme Greklerin öylesine ruhlarına işleşmişti ki dini müesselerinde dahi 'şayanı- hürmet' bir yeri vardı; nitekim, tanrılarının bir kısmı dahi bu davranışlarıyla şöhret-şiar olmuşlardı ki mesela bunlardan birisi 'yakışıklı delikanlı' Apollon ve diğeri de, Batı'da ilk homoseksüel aktivist olarak bilinen Karl Heinrich Ulrichs'in (1825-1985) de bu gibi kişileri ifade etmek üzere pozitif bir terim olarak icad ettiği "Urning" kavramının ilhamını aldığı Uranüs idi. Vakıa Fransız sosyal kritikçi ve filozof Michel Foucault (1926-1984), Grek dünyasında bu babda yaşananların, Ulrichs'in tutulmayan Urning terimi yerine 1869'da Macar tabip Karoly Maria Benkert'in (1824-1882) tedavüle sürdüğü "Homoseksüalite" kavramı[1] ile ifade ettiği ile bire-bir aynı olmadığını ileri sürmektedir[2]. Ancak vazıyet hiç de öyle değil; öylesine öyle değil ki, Atina'da hemen her erkeğin, ilk ergenlik çağlarından ileri yaşlarına kadar bu çarkın içinde olması "iyi ve hür yurttaş" olarak yetişmelerinin icaplarından sayılmaktaydı[3]. Bu hastalıklı psikolojilerini utanarak gizlemek bir yana, bir gurur vesilesi sayan Grekler'den Batı'ya intikal eden bu davranış, Grek ve Roma paganlığının Hristiyanlık içerisine hulul ederek O'nu da dejenere etmesi gibi, Batı dünyasında yayılmış ve Kilise'nin mücadele etmesine rağmen, 'de jura' tel'in edilmesine mukabil 'de facto' ta'zim edilmiş; bu makule eşhasın bu davranışları bir nevi' normal bir kimlik muamelesi görmüş ve cemiyet içindeki saygınlıklarına halel getirmemiştir. Nitekim, T. Cowan'ın ancak birkısmının hikayesini anlattığı eserinde[4] cihan fatihi İskender'den başlayan listeye bir göz atılması bile göstermektedir ki, anormal ve gayri tabii olan, Batı için, normal ve tabii sayılagelmiştir ve zaten artık bilindiği gibi, günümüzde de 'de jura', yani hukuki olarak yeniden meşruiyet kazanmak suretiyle Antik Grek dünyası ihya edilerek, ayıp olanın ayıplandığı, insanlığın istikbalini tehdit eden, virüslü bir ortam yaratılmıştır.
 
İmdi: Homoseksüalite bir hastalıktır; bir zihin hastalığı. Nitekim Psikiyatri'de "Seksüel Patoloji" ana başlığı altında etüd edilen Psikosekseül Hastalıklar cümlesindendir[5].  Bir hastalıktır, çünkü fıtrata, ahlaka, normal ve tabii olana muhaliftir; ancak, hastalığın asıl tehlikeli tarafı, ahlak dışı, anormal ve gayri tabii olanın ibra edilerek edilerek ahlaki, normal ve tabii addedildiği ve müesseseleştiği bir cemiyet nizamına dönüşmesidir.
 
[1] Sari H. Dworkin., "Counselors Be Aware: Clients Come in Every Size, Shape, Color, and Sexual Orientation"., Journal of Counseling & Development; Sep/Oct89, Vol. 68 Issue 1, p.6b
 
[2] David Cohen., "Law, Society and Homosexuality in Classical Athens"., Past and Present., No. 117., Nov. 1987., pp. 3-21
 
[3] Richard Senentt., Ten ve Taş, Batı Uygarlığında Beden ve Şehir., Çev.: Tuncay Brikan., Metis Yay., İst.,Kasım 2002., s.38 v.d.v
 
[4] Thomas Cowan., Eşcinsel Dahiler., Çev.: Kaan Yazıcıoğlu., Tüm Zamanlar Yayıncılık (tarihsiz)
 
[5] Ayhan Songar., Psikiyatri., İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yay., İst. 1976, s.334 v.dv.
Yazıyı PDF dosyası olarak indirmek için tıklayınız. [ Boyutu: 200,42 KB ]
BU DİZİDEKİ YAZILAR
Batı'da Şiddet, Kan ve Korku Kültürü: I
Batı'da Şiddet, Kan ve Korku Kültürü: II
Batı'da Şiddet, Kan ve Korku Kültürü: III
Batı'da Şiddet, Kan ve Korku Kültürü: IV
Batı'da Şiddet, Kan ve Korku Kültürü: V
Batı'da Şiddet, Kan ve Korku Kültürü: VI
Batı'da Şiddet, Kan ve Korku Kültürü: VII
Batı'da Şiddet, Kan ve Korku Kültürü: VIII
Batı'da Şiddet, Kan ve Korku Kültürü: IX




Copyright ©2006-2018, Durmuş Hocaoğlu

Sitede yayınlanmakta olan yazılar kaynak göstermek şartıyla kullanılabilir.

Anasayfa  |  Biyografi  |  Kitaplar  |  Yazılar
Bildiriler  |  Röportajlar  |  İletişim