ANASAYFA BİYOGRAFİ KİTAPLAR YAZILAR BİLDİRİLER RÖPORTAJLAR KÜTÜPHANE İLETİŞİM
        Detaylı Arama

Facebook'ta Paylaş

Batı'da Şiddet, Kan ve Korku Kültürü: VII
Durmuş Hocaoğlu

Yeniçağ Gazetesi / 12.11.2006
Şiddet ve kan, insanın hayvan tarafının eseridir; ama bir farkla: İnsanın kandan haz duymasına karşılık, hayvan, şiddete ve kana haz için değil, zaruri ihtiyaçları için yönelir. Söz gelimi, bir kaplan bir ceylanı şiddet ve kan hazzını karşılamak için değil, gıda ihtiyacını karşılamak için parçalar; çünkü ceylan, kaplan için sadece bir "öğle yemeği"dir, hepsi o kadar. Bu itibarla şiddet ve kana bir haz menbaı olarak yönelmek, ahlaki açıdan, insan için hayvani olmaktadır, hayvan için değil. Çünkü böyle bir fiil kötülüktür; halbuki kötülük de tıpkı iyilik gibi insana hastır, hayvana değil. Değil, zira, iyilik ve kötülük önce "iç dünya"da teşekkül eder, yani "zihin"de ve dahi, iyilik de kötülük de, bir tercihtir – tabiatiyle "bilinçli" bir tercih. Tercih ise, önce temyizi yani iyi ile kötüyü ayırdedebilmeyi zaruri kılar ve sonra da hürriyeti. Yani, iyilik yapabilmek gibi kötülük yapabilmek de öncelikle zihinde "iyi ve kötü" kavramlarının berrak bir şekilde teşekkül etmesi ve sonra da neyin iyi neyin kötü olduğunu ayırdedebilecek bir zihni olgunluğa erişilmesi ile kaabildir; tercih bundan sonra gelir ve kişi iyi veya kötü olandan birine yönelir. Şu halde öncelikle, bir kavram (concept) – daha yetkin şekliyle "mefhum" (notion) – dünyası gerekli olmaktadır, sonra temyiz, sonra tercih; bu safhada iyilik de kötülük de henüz potens (kuvve) haldedir; sonra iradenin devreye girmesiyle bunlardan birisi akt (fiil) haline dönüşür, yani, iyi veya kötü olandan birisi tahakkuk eder. Fiile iyi veya kötü denebilmesi için fiilin kendisinin işlenmiş olması yetemez; önceki süreçlerin tamamın birden yaşanması icap eder. Akıl baliğ olmamış çocukların ve akıl hastalarının hukuken kahiller gibi sorumlu addedilmemelerinin sebebi de budur. Aynı şey hayvanlar için de geçerlidir ve hayvan aynı sebepten dolayı iyilik veya kötülük işleyemez.
 
İmdi; kötülük yapabilmek bir imkandır, bir bilinç ürünüdür, bir tercihtir ve bir hürriyettir de; çünkü tercih yapabilmek, hürriyetin eseridir. Evet: Kötülük yapmak bir hürriyettir, ama bir hak değildir; aksi halde kötülük değil, iyilik olması iktiza ederdi. Bu noktada, her var-olanın ayrıca kazanmak için say ü gayret göstermesi gerekmeyen en tabii hakkı olan yaşama hakkına karşı en ağır suç teşkil eden şiddete ve kana bilinçli bir tercih ürünü olarak, bir haz unsuru olarak teveccüh etmek, hürriyetini bu istikamette tecelli ettirmek, en büyük kötülük olmakla patolojik bir vak'a olmaktadır ki bu haz unsuru cümlesine san'atı da eklemeliyiz. İşte Batı toplumlarının patolojik niteliği burada ortaya çıkmaktadır: Batı'da şiddete ve kana, nasıl ki, dinden siyasete kadar muhtelif sahalarda normal ve tabii bir usul olarak başvurulmuşsa, sofistike bir kötülük işleme usulü olan san'ata dönüştürülmesi de Batı'da gerçekleştirilmiştir.
 
***
 
Burada korku konusuna da tekrar avdet etmek gerekir. Korkuya da şiddet ve kan gibi bir haz unsuru olarak başvurmak dahi aynı derecede patolojik bir vak'adır ve her cemiyette şu veya bu şekilde vardır, hep de var olagelmiştir: Ölülerin geri dönmesi demek olan hortlaklardan her cemiyette korkulması ve bunun bir tür mazoşistik haz unsuruna dönüşmesi gibi. Ancak, Batı söz konusu olunca, korkunun kendisi çok sofisitke bir hale dönüştürülmüş olarak karşımıza çıkmaktadır ve dikkat çekici olan yanı da, bu sofistikasyonun Hristiyanlığın içinde mündemiç olmasıdır.
 
Korku'nun bir edebiyat ve san'at türü haline dönüşmesi konusunda hulasaten şunları söyleyebiliriz: Sofistike bir edebiyat ve san'at ürünü olarak, Hristiyan-Batı kültür ve medeniyet havzasının malıdır; irrasyonel korku kaynaklarından, Korku Mistisizmi'nden beslenir ve en önemli korku unsuru ise, Ölüm ve Şeytan'dır. Bütün bunlar ise "obscure" ve "occult" bir din olan Hristiyanlığın içinde fazlasıyla mevcuttur.
Yazıyı PDF dosyası olarak indirmek için tıklayınız. [ Boyutu: 179,13 KB ]
BU DİZİDEKİ YAZILAR
Batı'da Şiddet, Kan ve Korku Kültürü: I
Batı'da Şiddet, Kan ve Korku Kültürü: II
Batı'da Şiddet, Kan ve Korku Kültürü: III
Batı'da Şiddet, Kan ve Korku Kültürü: IV
Batı'da Şiddet, Kan ve Korku Kültürü: V
Batı'da Şiddet, Kan ve Korku Kültürü: VI
Batı'da Şiddet, Kan ve Korku Kültürü: VII
Batı'da Şiddet, Kan ve Korku Kültürü: VIII
Batı'da Şiddet, Kan ve Korku Kültürü: IX




Copyright ©2006-2018, Durmuş Hocaoğlu

Sitede yayınlanmakta olan yazılar kaynak göstermek şartıyla kullanılabilir.

Anasayfa  |  Biyografi  |  Kitaplar  |  Yazılar
Bildiriler  |  Röportajlar  |  İletişim