ANASAYFA BİYOGRAFİ KİTAPLAR YAZILAR BİLDİRİLER RÖPORTAJLAR KÜTÜPHANE İLETİŞİM
        Detaylı Arama

Facebook'ta Paylaş

www.durmushocaoglu.com
Durmuş Hocaoğlu

Yeniçağ Gazetesi / 19.11.2006
Bir hafta önce bugün, 12 Kasım 02.00'de uzun zamandır üzerinde çalışılan web sitemi açmış oldum. Bu şekilde bir site fikri uzun zaman önce zihnimde vardı; muhtelif neşir organlarında yayınlanan yazılarım bir müddet sonra gazete ve dergi arşivlerinin sayfalarına kilitlenmekte, onlarla birlikte ağır-ağır tarihin tozlarına bulanmakta; ilgili ve meraklı olan birkaç kişi dışında yeni okuyucuya ulaşamamakta ve adeta ölüme terkedilmekteydi. Bu, her peryodik yazısı gibi benimkiler için de mukadder bir akıbetti; ta ki, elektronik ortamın sunduğu imkanların dünyayı değiştirmeye başlamasına kadar. Filhakika, elektronik çağı, bu kaderi ifna etmeye başlamıştı bile; onunla birlikte tarih diriliyordu artık; bu, tarihin aktüelleşmesi, bir nevi' "ba'su ba'de'l-mewt" idi. Hele bir de yüksek ücretleri yüzünden üniversite gibi kurumların abone olduğu şifreli akademik onlayn veri tabanları ile tanışınca kat'i surette kanaat getirmiş oldum ki, sadece matbu metinlere, kağıda, mürekkebe bağlı kalmak, düpedüz bir 'post-modern entellektüel irtica'dan başkası değilmiş. O halde neden ben de tarihten çıkmayaydım? Hiç de fena bir fikir değildi bu. Bilhassa interneti çok yoğun olarak kullanmaya başladığım son beş yıldan bu yana işbu 'fena olmayan" fikir iyiden iyiye zihnime kazındı.
 
Ancak bu 'fena olmayan" fikri asıl olarak kuvveden fiile çıkaran, Bilgisayar mühendisi oğlum Tuğrul olmuştur. Bütün arzuma rağmen yine de Tuğrul'un ısrarları – buna hatta 'baskı' dahi diyebiliriz – olmasaydı hala bir 'post-modern entellektüel mürteci' olarak kalmaya devam edecektim. Nihayet işe koyuldu Tuğrul; birkaç deneme, sonra site ismi üzerinde benim lüzumsuz derecede uzun boylu tefekkür etmem derken iş uzamaya başladı; yine sonra derken başka mühim bir mes'ele daha zuhur etti: Dergi makalelerimin htm formatlarının yanında asıl olarak matbu metinlerin tam fotografik elektronik dosyası olan faksimile pdf formatları yayınlanmadıktan sonra sitenin bir kıymeti olmayacaktı; ama bu zor işin üstesinden kim gelecekti? Kolları sıvadım; sıvadım ama, yavaş gidiyor. Hem benim elim ağır, hem de bu işe tahsis edecek müstakil zamanım yok denecek kadar mahdut. Yine olmayacak galiba derken, bu defa imdada bir grup talebem yetişti. Kendileriyle uzun zamandır hususi çalışmalar yaptığım bu genç ve kabiliyetli ekibe, daha evvel, derslerde ve seminerlerde kullanılacak birkısım materyalleri taratarak faksimile pdf formatına dönüştürtmüştüm. Mes'eleyi kendilerine açınca, hemen mes'ele olmaktan çıkıverdi. Böylelikle – isim sırasına göre - çok sevgili Mehmet Gümüş, Şener Açıl, Timur Kumbar ve Yusuf Yetim'in maharetli ve sür'atli ellerinde makaleler fotografik elektronik - faksimile pdf – formatlara tahvil olunmaya başladı. Bana kalan, son bir kontrolde bulunmak ve bir de makalelerin en başına bir bibliyografik notis sayfası eklemekti; burası da fevkalade mühimdi ve bunun için bir "Durmuş Hocaoğlu Standardı" geliştirmeliydim. Nihayet bu son mes'eleyi de hallettim; Tuğrul teknik alt yapıyı hazırladı ve derken...
 
... derken Tuğrul'un 12 Ağustos'ta askere gidişi de bir müddet te'hiri mucip oldu. Ve neticeten 12 Kasım 2006 Pazar 02.00'de site start aldı.
 
***
 
Siteme bütün yazılarımdan şimdilik birkaç nümune koymakla başladım. Bugüne kadar yazdığım dokuz gazete ve daha fazla dergideki yazılarımı en sondan en başa doğru hem htm ve hem de pdf formatında koydum; ancak Zaman ve Yeniufuk haricindekilerin henüz tamamı yerleştirilemedi; çünkü her yazı siteye konmadan önce dikkatle tetkik ediliyor ve belirli bir standarda göre hazırlanıyor ki bunu başkasına havale edemem ve benim de vaktim çok az. 
 
***
 
Sitemin daha yapılacak çok işi var. Mesela, yazı dizilerim eklenecek. Okuyucularım bilir; ben genellikle standart gazete köşe yazısı dışında, kültür ağırlıklı, yarı teorik yazılar yazarım ve bunların büyük bir bölümü de dizi oluşturur. Pek az okuyucumun bildiği başka birşey de şu: Sonra bu dizileri tek bir dosyada toparlarım, sonra tevsi' ve edit ederim ve sonra da bunlardan bazılarını akademik makaleye bile dönüştürürüm. İşte bu dizilerimi de yayınlayacağım. Ayrıca te'lif hakkı problemi olmayan veya halledilmiş, başka müelliflerin yazılarından oluşan bir "downloads" bölümü ve zengin bir link hazinesi olacak ve en mühimlerinden birisi de şu ki, babam cennet mekan Mehmet Hocaoğlu'nun eserleri muhakkak eklenecek. Birisi, sevgili Timur tarafından hazırlandı bile: "Abdülhamid Han'ın Muhtıraları". 240 sayfa, 21 MB.
 
***
 
Yine sayfa bitiyor; en iyisi, siz "Durmuş Hocaoğlu Resmi Web Sitesi"ni gezerek kendi gözlerinizle görünüz:
 
Yazıyı PDF dosyası olarak indirmek için tıklayınız. [ Boyutu: 187,31 KB ]




Copyright ©2006-2018, Durmuş Hocaoğlu

Sitede yayınlanmakta olan yazılar kaynak göstermek şartıyla kullanılabilir.

Anasayfa  |  Biyografi  |  Kitaplar  |  Yazılar
Bildiriler  |  Röportajlar  |  İletişim