ANASAYFA BİYOGRAFİ KİTAPLAR YAZILAR BİLDİRİLER RÖPORTAJLAR KÜTÜPHANE İLETİŞİM
        Detaylı Arama

Facebook'ta Paylaş

Modernite ve 'Hristiyanlık Sonrası Avrupa'
Durmuş Hocaoğlu

Yeniçağ Gazetesi / 04.05.2008 Pazar
Batı'da din zayıflıyor, Avrupa'da ise handiyse, elini eteğini çekiyor. Vâkıa Kilise hâlâ bir müessese olarak varlığını ve gücünü koruduğu gibi, kezâ Hristiyanlık da, Avrupalı kimliğini tâyin eden en temel üç unsurdan birisi olma husûsiyetini korumaya devam ediyor. Ancak, doktriner anlamda din, yâni kişilerin, doğruluğundan şüphe duymadan,  inanç ile içten bağlandıkları akîdeler bütünü olarak Hristiyanlık, ciddî bir erozyona uğruyor, Avrupa'da ise alarm veriyor. Bu sebebe binâen, Avrupa'nın Hristiyanlıkla olan bağlantısı, artık yeni bir terim, "Hristiyanlık Sonrası Avrupa" (Post-Christian Europe) ile kavramsallaştırılmış bulunuyor.
 
Aslında hikâye çok eski: Avrupa'da Hristiyanlık Kıt'anın alt kısmından, Kuzey Akdeniz'den, yukarılara yavaş ilerledi, öyle ki, Ortaçağ'ın tam da göbeğinde dini bütün Avrupalılar Haçlı Seferlerine çıkarken, yâni XII. asırda, kuzeydeki Vikingler hâlâ Odin'e tapan putperestler idiler. Sonra Hristiyanlık buralara da geldi; XV. asırda Kıt'anın tamâmı Hristiyanlığa girmiş bulunyordu; ama ne garip tezaddır ki aynı sıralarda Hrisyanlığın kalbi olan İtalyan çizmesinde Hrityanlıktan çıkışın şareti demekolan Rönesans başlamıştı. Toynbee, Rönesans'ı i'tizâl (dinden uzaklaşma) olarak telâkkî eder; haklıdır bence de, çünkü herşey onunla başladı Ve sonrası mâlûm: XI. asırda Katoliklik-Ortodoksluk olarak ikiye ayrılması kesinleşen Hristiyan Âlemi (Christendom), XVI. asırda bir kere daha, Protestanlığın çıkışıyla yeni bir bölünmeye mâruz kaldı ve böylece merkezî Hristiyanlık iyice daraldı; derken, daha sonra, önce Klerikaller-Emperyaller çatışmasından galebe ile ayrılan emperyallerin Kilise'nin takatini kesmesi geldi akabinde ve sonra Aydınlanma ve devrimler çağı sökün etti ve her birisi ile din değer kaybetmeye devam etti, fakat Fransız İhtilâli tam bir dönüm noktası teşkîl etti. Derken geliyoruz XIX. ve  XX. asra ve kaybı kronikleşen bir din görüyoruz, ancak bilhassa II. Harp'ten sonra yeni dönem başlamış oldu; şu, bahsettiğimiz Hristiyanlık Sonrası Avrupa.
 
***
 
Şimdi Modernite'nin mârifetlerini ve bu Avrupa'nın ne demeye geldiğini daha iyi anlamak için aşağıdaki cetvele bir göz atalım.

 
Ülke
Allah'a inanan
Bir ruha veya hayat kuvvetine inanan
Hiçbirine inanmayan
Türkiye
95%
2%
1%
Malta
95%
3%
1%
Güney Kıbrıs
90%
7%
2%
Romanya
90%
8%
1%
Yunanistan
81%
16%
3%
Portekiz
81%
12%
6%
Polonya
80%
15%
1%
İtalya
74%
16%
6%
İrlanda
73%
22%
4%
Hırvatistan
67%
25%
7%
Slovakya
61%
26%
11%
İspanya
59%
21%
18%
Avusturya
54%
34%
8%
Litvanya
49%
36%
12%
İsviçre
48%
39%
9%
Almanya
47%
25%
25%
Lüksemburg
44%
28%
22%
Macaristan
44%
31%
19%
Belçika
43%
29%
27%
Finlandiya
41%
41%
16%
Bulgaristan
40%
40%
13%
İzlanda
38%
48%
11%
Birleşik Krallık
38%
40%
20%
Letonya
37%
49%
10%
Slovenya
37%
46%
16%
Fransa
34%
27%
33%
Hollanda
34%
37%
27%
Norveç
32%
47%
17%
Danimarka
31%
49%
19%
İsveç
23%
53%
23%
Çek Cumhuriyeti
19%
50%
30%
Estonya
16%
54%
26%
Yazıyı PDF dosyası olarak indirmek için tıklayınız. [ Boyutu: 191,46 KB ]




Copyright ©2006-2017, Durmuş Hocaoğlu

Sitede yayınlanmakta olan yazılar kaynak göstermek şartıyla kullanılabilir.

Anasayfa  |  Biyografi  |  Kitaplar  |  Yazılar
Bildiriler  |  Röportajlar  |  İletişim