ANASAYFA BİYOGRAFİ KİTAPLAR YAZILAR BİLDİRİLER RÖPORTAJLAR KÜTÜPHANE İLETİŞİM
        Detaylı Arama

Facebook'ta Paylaş

Dil ve Özgürlük
Durmuş Hocaoğlu

Yeni Ufuk Gazetesi / 17.07.1997
Özgür olan sadece ve yalnız İnsan'dır, Hayvan ve Bitki asla. Sadece "verilenler arasında seçme"ye dayanan Hayvani Özgürlük, "tasarruf"tan mahrum olduğu için hakiki anlamda özgürlük olarak telakki edilemez. Özgürlük, kelimenin hakiki ıstılah manasında yalnız İnsan'a mahsustur. Yani, Özgürlük, ancak ve yalnız İnsani Özgürlük'tür. Zira, Özgürlük, çok özel (partiküler), ap-ayrı ve mümtaz bir "şey"in, "Ruh"un bir aktivitesidir ve Ruh da sadece ve yalnız İnsan'a mahsustur.
 
Ruh kelimesi Batı dillerinde "psyche" ve "spirit" gibi iki ayrı kelime ile ifade edilmektedir ki bunlardan "psyche", dilimizdeki "can" kelimesine daha yakın olup maddi bir içerik taşımakta ve arkaik Türkçe'deki "et-öz" ile tam uyuşmaktadır. "Spirit" ise maddi bir içeriği olmayan ve arkaik Türkçe'deki "ısık-öz" ile mükemmelen karşılanabilen "gerçek ruh" olup, Kur'an'da (İsra; 17/85) "metafizik alemden olup mahiyetinin bilinemeyeceği" bildirilen "ruh" kelimesi de budur. Bu kelimenin belki de en yetkin ifadesine, Hegel'de çok daha başka anlamlar da yüklemlenen "Geist"ta ulaşılmıştır.
 
İnsani Özgürlük'ün temel motoru, "Geist"tır. Geist ise kendisini nesneler dünyasında şu üç şeyle manifeste eder: Beyin, El ve Dil. Burada "dil" kelimesi ile ifade edilmek istenen, hem biyolojik bir organ olan dil (İngilizce: Tongue, Arapça: Lisan, Osmanlı Türkçesi: Dil) ve hem de konuşma yetisi olan dil'dir (İngilizce: Language, Arapça: Luğat; Osmanlı Türkçesi: Lisan).
 
Gazzali'nin ifadesiyle, Ruh (gerçek ruh, geist), bir miktar suyun bir havuzun her yerini doldurması gibi bedenin her yerindedir; zira, Ruh bölünme kabul etmez (kuantik) bir cevherdir. Ancak, şunu da söyleyebiliriz ki, Ruh'un biyolojik merkezi, "Beyin"dir.
 
Beyin, El ve Dil arasında, karşılıklı (korelatif) bir fonksiyonel ilişki mevcuttur. "El", Kant'ın ifadesiyle, Beyin'in, yani Ruh'un dış-dünyadaki uzantısı, Ruh'un, kendisini dış-dünya'da mekanik biçimde yansıtması; "Dil" ise, Ruh'un, kendisini dış-dünya'da ifade etmesidir. Bu "ifade"nin mekaniksel enstrümanı Biyolojik Dil (Tongue), bu enstrüman vasıtasıyla Ruh'un, kendisini fonetik olarak ifade etmesi ise Dil (Lisan, Language)'dir. Şu halde Dil, Ruh'un ifadesidir.
 
Dil, Ruh'un (Geist'in) kendisini fonetik olarak ifade etmesi bakımından temel nitelikte bir ehemmiyeti haizdir. Zira, Dil (Lisan) ile ifade edilen şey, aslında Ruh olmaktadır. Yani Dil, Ruh'un ifadesi olmanın yanında Ruh'un bir kriteri de olmaktadır. Ruh'un kendisini ifade ve dışlaştırma yollarından en etkili olanı, Dil'dir. Ruh'un asıl aktivitesi ise "Bilgi"dir. Benedetto Croce'nin deyimiyle, "ne kadar ifade edebiliyorsak, o kadar biliyoruzdur". Vakıa Croce burada sırf verbal (sözcül) ve fonetik (sesli) ifadeyi kastetmekte değildir ve "bilgi" ile asıl anlatmak istediği de "sezgi bilgisi"dir; ancak, tüm ifadelerin ortak noktası Dil (Lisan)'dir. Çünkü, Ruh'un aktivitesinin temeli olan Düşünce, "içinden konuşmak"tan başka birşey değildir. Fonetik veya değil, madem ki bütün ifadeler Ruh'un, Düşünce'nin, İnsan'ın içindeki "Hakiki İnsan"ın - Yunusça ifadeyle "ben içindeki benin" - ürünüdür, o halde, bütün ifade çeşitlerini Dil üzerine oturtmak bir yanlışlık olarak nitelendirilmemelidir.
 
Şu halde, sonuç olarak diyebiliriz ki, İnsani Özgürlük'ün motoru Ruh, temeli ise Dil'dir (Lisan=Language). Wittgenstein'ın ifadesiyle: "Dilimin (lisanımın) sınırları, Dünyamın sınırlarıdır".
Yazıyı PDF dosyası olarak indirmek için tıklayınız. [ Boyutu: 152,37 KB ]




Copyright ©2006-2017, Durmuş Hocaoğlu

Sitede yayınlanmakta olan yazılar kaynak göstermek şartıyla kullanılabilir.

Anasayfa  |  Biyografi  |  Kitaplar  |  Yazılar
Bildiriler  |  Röportajlar  |  İletişim