ANASAYFA BİYOGRAFİ KİTAPLAR YAZILAR BİLDİRİLER RÖPORTAJLAR KÜTÜPHANE İLETİŞİM
        Detaylı Arama

Facebook'ta Paylaş

Ne Yapmalı?
Durmuş Hocaoğlu

Yeniçağ Gazetesi / 04.06.2007 Pazartesi
Uzak-Doğu dövüş sporları gibi bâzı sporlar vardır ki sporcunun kendi gücünden ziyâde rakîbin gücünü, yine rakîbin aleyhine kullanma esâsına mebnîdir. Bizim spor gelenek ve anlayışımıza yabancı ve muhâlif olmakla berâber sathî değerlendirmelerin yanıltabileceğinin aksine, kaba bir "dövüş" anlayışına dayanmayan bu sporlar bu ülkelerde – Batı'nın dejenere eden mentalitesi netîcesi ticârî bir araç hâline dönmüş şeklini değil de otantik şeklini kastediyorum - bir san'at olarak telâkkî edilir; karate-do, taekwan-do, aiki-do, bushi-do, ken-do gibi sporların son eki olan "do"nun Japon lisânındaki anlamının "san'at" oluşu da bundan dolayıdır. Kezâ rakîbin gücünü yine rakîbin aleyhine kullanmak savaş san'atlarında da mühim bir yer tutar ve tabiî siyâsette de.
 
Evet; siyâsette de usta bir stratej ve usta bir taktisyen, rakiplerinin siyâsî manevralarını kendi aleyhlerine kullanarak gücüne güç katabilir; öyle ki, bir çok yerde sâdece rakîbin hatâlarını kendi hânesine pozitif olarak kaydetmek sûretiyle iktidara gelmek ve iktidârı bu şekilde uzunca bir müddet korumak dahi mümkündür. Tabiatiyle böyle bir stratejinin de kendine mahsus riskleri vardır; ancak, iyi sevk ve idâre edilmek kayıt ve şartıyla muvaffakıyyet hiç de hayâl değildir.
 
***
 
İmdi: Bana kalırsa Türkiye bir müddettir, hem de uzunca bir müddettir, böyle bir süreç yaşıyor. AKP, iktidâra gelişinde olduğu gibi beş yıldır iktidârını korumasında da bu stratejiyi başarılı bir şekilde yürüttü ve doğrusu şu ânda da son derece müessîr bir şekilde yürütmeye devam etmektedir. Şahsî kanaâtim odur ki, ülkemizde son beş yıldan bu yana zuhûr eden siyâsî krizlerin neredeyse tamâmı, AKP'nin lehine sonuçlanmıştır; bu krizlerin külliyen AKP'nin planı dâhilinde çıkmış/çıkarılmış olduğunu söyleyebilmekte mütereddîd olmakla berâber, kriz sürecinin oldukça iyi yönetilmiş olduğunu söylemekte tereddüt etmeye bir sebep göremiyorum: Önce bir kriz çıkıyor veya çıkarılıyor ki krizin çoğu hâlde başlangıcı bile AKP ve Sn. Erdoğan lehine bir puanlama yaratıyor; akabinde kriz derinleşmeye veya derinleştirilmeye doğru gidiyor ve bu dönemde AKP ve Sn. Erdoğan bir direnç gösteriyor ve bu da lehte sonuç veriyor; sonra krizin ileri safhalarında yine aynı AKP ve aynı Sn. Erdoğan geriye doğru manevra yapmaya başlayarak iplerin kopma noktasına kadar gerilmesine mâni' oluyor ve bu da aynı sonuca götürüyor. Parti olarak AKP'nin ve Başbakan olarak da Sn. Erdoğan'ın kısa sayılmayacak beş yıllık iktidârı süresince ne zaman ki karizmasında bir düşüş yaşandıysa hemen akabinde patlayan her kriz karizmayı yeniden cilâladı ve öyle görünüyor ki seçimlere elli günden daha az bir sürenin kaldığı şu şu ândaki vazıyete göre de ipi yine aynı parti ve aynı lider en önde ve açık farkla göğüsleyecek. Doğru- doğru dosdoğru: Büyük başarı! Sanki parti olarak AKP'nin ve Başbakan olarak da Sn. Erdoğan'ın bütün rakip ve hasımları, rakip veya hasım değil de gizli partnerleri olarak aynı partiyi ve aynı zâtı ayakta tutmaya çalışıyorlar.
 
Nedir bu işin sırrı?
 
Bence ortada sır diye bir şey yok; her şey meydanda, sâdece görmek için iyi bakmak yeterli: Ya Sn. Recep Tayyip Erdoğan çok iyi bir stratej ve çok iyi bir taktisyen ya da karşısındakilerin siyâsî kaabiliyetleri sıfır: Durmadan önlerine sürülen piyâdeleri yutarak oyunu kazanmağa çalışan acemi satranççılar gibi her defasında Şah'ı karşı tarafa hediye ediyorlar.
 
Ne var ki olan Türkiye'ye oluyor; bu ülke bu iktidâra bir beş yıl daha mahkûm olmamalı.
 
O hâlde ne yapmalı?
 
***
 
Doğrusu, üstüste kesintisiz üç ay süre ile "Dersimiz Milliyetçilik" başlıklı, otuzdört adet, ve, bir günlük gazete için hayli ağır gelecek yarı-akademik formatlı bir yazı dizisinden sonra bu ve benzeri konular üzerine daha hafif ve "sportif" yazılar yazmak niyetindeyim; ancak, bahsettiğim bu yazı dizisi beni de çok yordu, okuyucumu da. Bu sebeple sizden müsâade alarak iki haftalık bir izne çıkacağım. Tabiî, "izin" benim için "istirahat" anlamına gelmiyor, birikmiş bâzı okuma-yazmalarım ve bir de final imtihanlarım var.
 
"Şimdilik" bana müsâade..
 
 
NOT: "Dersimiz Milliyetçilik" başlıklı yazı dizisini tek bir dosyada toplayıp düzenledim ve ilk edisyonunu yaptım; yakında, sitemdeki "yazı dizileri" bölümüne ekleyeceğim. Ancak, bu arada, tek bir dosya olarak pdf formatında okumak isteyenlere adresim açık: dhocaoglu@gmail.com. Ayrıca, sitemle hiç tanışmamış olanlara da oğlum Tuğrul'un eseri olan, bu "nâdîde" siteyi tavsiye ederim: www.durmushocaoglu.com  
Yazıyı PDF dosyası olarak indirmek için tıklayınız. [ Boyutu: 244,65 KB ]




Copyright ©2006-2017, Durmuş Hocaoğlu

Sitede yayınlanmakta olan yazılar kaynak göstermek şartıyla kullanılabilir.

Anasayfa  |  Biyografi  |  Kitaplar  |  Yazılar
Bildiriler  |  Röportajlar  |  İletişim