ANASAYFA BİYOGRAFİ KİTAPLAR YAZILAR BİLDİRİLER RÖPORTAJLAR KÜTÜPHANE İLETİŞİM
        Detaylı Arama

Facebook'ta Paylaş

Büyük Manevra ve Psikolojik Harekât: III
Durmuş Hocaoğlu

Yeniçağ Gazetesi / 14.12.2007 Cuma
"Büyük Manevra" başlıklı yazı dizimizde, "Hükûmet'in, Kürt sorununu kalıcı bir şekilde barışçıl yollardan halletmek" üzere, gayet 'yumuşak' metodlarla PKK ile masaya oturacağını, ama bunu yaparken hassâten – esâsen 'yumuşak' metod da bundan dolayıdır – kamuoyunun infalini celbetmemeye büyük bir ihtiman göstereceğini ileri sürmüş ve bunun için de, ekseriyeti kitle-adamlardan teşekkül eden (Büyük) Kitle'ye müteveccîh kitle psikolojisini ustalıklı kullanan bir harekâta girişeceğini söylemiş; bu maksatla "kitle-adam"a temas etmiş, sonra da, kendisini kitle-adam değil sıra-üstü adam addeden, ama ekserî hâllerde kitle-adam – hattâ birçok yerde kitle-adamın hem de hası - olan okumuş yazmışlara, yâni aydınlara ve ilim adamlarına temas etmiş, bu arada, işbu psikolojik harekâtta hedef alınan kitle-adamın temel niteliklerini ise "Birinci Madde" başlığı altında "herşeyi blok olarak gömek, blok olarak kavramak; detayla ilgilenmemek, dinlememek ve dinlese de anlamamak" diye sıralayarak, "Kitle, ismiyle müsemmâ olarak, kitlevî olanı kavrar" dedikten sonra "teferruat, yâni dallı-budaklı kısımlar ulemânın ve ulemâdan da ziyâde intelijansiyanın işidir; onları da halletmek kolay zâten" demiş ve ulemâya ve aydınlara geçmiş, onların da ne menem şeyler olduğunu hulâsa etmiş ve son cümleyi de şöyle bağlamıştık: "Şimdilik, entellektüelleri bir kenara bırakarak Madde İki'ye geçmeden şunu soralım: Ulemâ'nın hepsi mi böyle?"
 
Devam edelim: Elbet de değil; ancak, kitle-adam değil de hakîkaten hem ilim adamı hem de, "kâinatta kendisine tahsîs ettiği küçücük alanın dışındaki kısma da vâkıf, yâni entellektüel olanları da mevcuttur. Lâkin, heyhat! Böyleleri pek etkili eleman değildir; çünkü, bu gibilerin bir kısmı vatanperver, ilim sâhibi, münevverdir ve gerçek bir entelektelde bulunması şart olan risk alma yürekliliğine de sahiptir, ancak seslerini duyuramazlar; bir kısmında cesâret ve risk alma yürekliliği hâriç diğerleri de vardır, ama o yüreklilik yok mu; o olmayınca bir işe yaramaz. Büyük bir kısmına gelince: İlim de vardır, entellektüel donanım da, ama bu milletin adamı değildir. Netîce: Maalesef çok acı, ama, ilim adamlarından mühim bir fayda beklenemez. Bu kadar basit.
 
Entellektüellere gelince: Hem gerçek entellektüel hem de millî olanı çok azdır; çünkü - kabaca söylersek – millî hassasiyeti olan kesimlerden ilim adamı çıkar, profesör çıkar, ama entellektüel çok nâdir çıkar, çok nâdir oldukları için de "intelijansiya" oluşturamazlar. "Diğerleri"ne gelince; tek cümle: Türkiye'nin en kolay düşürülebilecek en zayıf noktasını ve en yumuşak karnını onlar teşkîl eder; Erol Güngör'ün ifâde ettiği gibi, kendi halkından kopuktur[1], dahası kendi halkı, kendi tarihi ve kendi gelenekleriyle kavgalıdır; "O" bir "yabânî(alien)dir.
 
***
 
Gelelim Madde İki'ye: Kitle-adam samimîdir, temiz ve naif bir irfânı vardır; ancak, bilgisi yoktur, ve daha da fenâsı, hâfızası zayıftır, derinliksizdir, teferruatsızdır; O'nun hâfızası en fazla bir yıllıktır, daha öncesini, detaydan mahrum, kaba ve flu bir şekilde muhâfaza eder. Bir "derin" hâfızası vardır, fakat o da travmatik bir hâfızadır, sâdece travmaları, yâni çok ağır darbeleri, çok kabaca tutar ve onları da hiç unutmaz. Bu sebeple, kitle-adam, travmatik hâfızasına dokunmayan gelişmeler karşısında kuvvetli tepkiler vaz' edemez. Söz gelimi PKK'nın bastırılamayan ve artık kronikleşen Kürt isyânı, kitle-adam indinde, öncelikle, kan dökmesi ile ön plana çıkmıştır, derin hâfızasında bu şekilde yer etmiştir; işin detayını bilemez ve bu da O'nu Şeytan'ın içinde gizlendiği detaylar karşısında savunmasız bırakır .
 
Kaldı ki, çağımızda kitle-adama bir de kitle-kültürü yön vermektedir ve bu da Sümeyye Ganuşi'nin belirtmiş olduğu gibi, "millî irâde" denen şeyin medya patronlarının irâdesi şekline tahvîl olduğu çağımızda[2], kitle-adamın tepkilerini de köreltmektedir.
 
***
 
Velhâsıl, şu ânda Türkiye, bizzat kendi hükûmetinin dikkatle ve ustalıkla yürüteceği, Şeytan'ın içinde gizlendiği detaylı ve ince âyar bir psikolojik harekât karşısında savunma mekanizmaları kısmı âzâmı îtibâriyle meflûç bir vazıyette bulunmaktadır.
 
 
[1] Erol Güngör., "Halk Kültürü ve Münevver Kültürü"., Türk Kültürü ve Milliyetçilik., Ötüken Neşriyat A. Ş., 4. Baskı, İstanbul, 1980., s.35-44
 
[2] Sümeyye Ganuşi., "Egemenlik Halkın Değil Murdoch'un!"., The Guardian., 09.08.2007., Türkçe Çeviri: Radikal., 14.08.2007
Yazıyı PDF dosyası olarak indirmek için tıklayınız. [ Boyutu: 191,45 KB ]




Copyright ©2006-2017, Durmuş Hocaoğlu

Sitede yayınlanmakta olan yazılar kaynak göstermek şartıyla kullanılabilir.

Anasayfa  |  Biyografi  |  Kitaplar  |  Yazılar
Bildiriler  |  Röportajlar  |  İletişim