ANASAYFA BİYOGRAFİ KİTAPLAR YAZILAR BİLDİRİLER RÖPORTAJLAR KÜTÜPHANE İLETİŞİM
        Detaylı Arama

Facebook'ta Paylaş

Doğalgaz Zamları Ülke Ekonomisi ve Aileler İçin 'Yıkım'a Dönüştü: II
Durmuş Hocaoğlu

Yeniçağ Gazetesi / 30.11.2008 Pazar

Sayın Hanefi Bostan'ın doğalgaz zamları konusunda yayınlamış olduğu bildirinin bakıyye kısmı şöyle:

 

 

Şimdi, bu bağımlılığın hasıl etmiş olduğu tabloyu daha iyi kavrayabilmek için çok kısaca, rakamların diline başvuralım.

 

Ülkelere Göre Dağılım

 

Yine Makina Mühendisleri Odası'nın yapmış olduğu araştırma sonuçlarına göre Türkiye, Mavi Akım Projesi'ni imzaladığı Rusya'dan 25 yıl boyunca kademeli artışla yıllık 16 milyar metreküp doğalgaz alacak. Yine Rusya ile yapılan diğer iki anlaşmanın biri 25 yıllık. Buna göre yılda 6 milyar metreküp, 23 yıllık anlaşmaya göre de yılda 8 milyar metreküp doğalgaz satın alacak.

 

Yine, İran'la yapılan 25 yıllık anlaşmaya göre 10 milyar metreküp, Cezayir ile yapılan anlaşmaya göre 20 yılda 4 milyar metreküp, Azerbaycan'la yapılan anlaşmaya göre 15 yılda 6,6 milyar metreküp, Nijerya ile yapılan anlaşmaya göre 22 yılda 1,2 milyar metreküp ve Türkmenistan'la imzalanacak 15 yıllık anlaşmaya göre de 16 milyar metreküp doğalgaz satın alınacaktır.

 

Bu kısa açıklamadan da görüldüğü gibi, Türkiye, doğalgaz ithalatını azaltmak yerine sürekli arttırmakta ve esas olarak da İran ve Rusya'ya olan bağımlılık başı çekmektedir.

 

Doğalgaz Kullanımındaki Artış

 

Doğalgaz Dergisi'nin Eylül 2008 tarihli bir raporuna göre ise, 2005-2007 arasında:

    

· Genel toplam doğalgaz tüketimi yaklaşık 2,4 milyar metreküp (%34) artış ile yaklaşık 7 milyar metreküpten 9,4 milyar metreküpe ulaştı.

· Konut kullanımındaki doğalgaz tüketimi yaklaşık 1,3 milyar metreküp (%23) artarak, 5,4 milyar metreküpten 6,7 milyar metreküpe ulaştı. 

· Sanayi kullanımındaki doğalgaz tüketimi ise yaklaşık 1,1 milyar metreküp, yani tam %71 artarak, 1,6 milyar metreküpten 2,7 milyar metreküpe tırmanmış bulunmaktadır.

 

Görülmekte olduğu gibi, Türk sanayiinin enerji girdisi hızlı bir şekilde dışarıya aşırı bir bağımlılığa sürüklenmiş bulunmaktadır.

 

Nitekim:

 

Doğalgazın sanayideki tüketimi 2006 yılında %44, 2007 yılında ise %19 artış ile, iki yıllık toplam artış %71 olmuş ve 1,61 milyar metreküpten önce 2,31 milyar metreküpe, sonra da 2,74 milyar metreküpe çıkmıştır.

 

Bu değerlerde konut kullanımının ilk yıllarda yavaş arttığı, buna karşın sanayi kullanımının ise çok iyi bir artış ile %70'i geçtiği görülmektedir. 

 

Altı aylık doğalgaz tüketimlerine bakıldığında 2007 yılının ilk altı ayındaki sanayi tüketiminin 2006 yılının ilk altı ayına göre %68 ile çok yüksek bir artış göstermesine karşın 2008 yılının ilk altı ayında ise bu artışın %29'a düştüğü ve konut kullanımındaki artışın biraz üstünde kaldığı görülmektedir. Buna karşın konut tüketimindeki artışın ise 2007 yılının ilk altı ayında %4 gibi çok düşük düzeyde kaldığı, fakat 2008 yılının ilk altı ayında ise %21 artış ile iyi bir sıçrama yaptığı görülmektedir.

***

 

Doğalgaz dergisinin vermiş olduğu bu sayısal değerlerden de görülmekte olduğu gibi, bir yandan sanayide doğalgaz bağımlılığı kangrene dönüşecek derecede ağırlaşmış iken, diğer yandan da son birkaç yılda konutlardaki doğalgaz tüketiminde nisbî bir düşüş gözlemlenmektedir. Bu düşüşün ise asıl olarak, ailelerin, doğalgaz faturalarının git gide dayanılmaz bir seviyeye çıkması yüzünden özellikle kış mevsimlerinde, tasarruf amacıyla, doğalgazlı kalorifer, kombi veya sobalarını daha düşük derecede yakmalarından ileri gelmektedir.

 

***

 

Bu kısa açıklamalardan da görülmekte olduğu gibi, doğalgaza olan bağımlılığı azaltmak yerine daha da arttıran iktidar, Türk insanını bu kış mevsiminde ya soğuktan titremeye veya varını yoğunu doğalgaza yatırmaya mahkûm etmektedir.

 

Ekonomik krizin olanca ağırlığıyla kapıya dayandığı ve daha şimdiden boğazları sıkmaya başladığı; işsizliğin bir çığ gibi büyüdüğü ve kamu çalışanının yıllık %10'u bile bulmayan gülünç zamlarla fukaralığa itildiği bir dönemde birdenbire bastıran bu zamlar adetâ bir felâket oluşturmuş bulunmaktadır.

 

Bu zamların ülke dışındaki gelişmelerden ayrı olarak, iki kaynağı daha vardır:

 

1: AKP yandaşı belediyelerin borçlarını ödememesinden ileri gelen açıklar bu zamlarla kapatılmak istenmektedir.

 

2: Önümüzdeki yerel seç.imler dolayısıyla miktarı iyice arttırılacak olan ücretsiz dağıtılan kömürlerin finansmanı da yine bu zamlarla karşılanacaktır.

 

Esasen altı yılını doldurmuş bulunan AKP iktidarı, bu müddet zarfında düzenli ve sistematik olarak alt ve orta gelir gruplarından üst gelir gruplarına servet transfer ettiği için alt gelir gruplarını yoksulluğa iterken orta gelir gruplarını da eriterek alt gelir grubuna indirmiştir. Öyle ki, artık hemen hemen bütün devlet memurları, normal maaşları dışında başka bir ek gelir kaynağı yoksa, günümüzde kesin olarak zekât alacak hale gelmiştir. Buna karşılık, üst gelir gruplarına transfer edilen servetlerle dolar milyarderlerinin hem sayıları ve hem de dolarlarının miktarları da buna taban tabana zıt olarak yükselmiştir. İşte bu zamlardan asıl olarak canı yanacak olan da, bu bir avuç üst gelir grubundakiler değil, büyük çoğunluğu oluşturan alt gelir grubundakiler ve günde 1 YTL civarında bir gelire mahkûm edilmiş bulunan en alt gelir grubundakiler olacaktır.

 

***

 

      Sayın Hanefi Bostan'ın bildirisi burada nihâyete eriyor; benim, üzerine fazla birşeyler eklemeyeceğim bu metin hakkında tek bir suâlim olacak: İktidarının iptidâsından bugüne kadar, yatırım yapmak yerine yapılanları satan, orta sınıfı alt sınıfa, alt sınıfı da fukaralığa sevket eden ve diğer yandan, bunlara zıt istikamette, ülke servetini yerli ve yabancı belirli  ellerde temerküz ettiren AKP niçin hâlâ siyâsî karizmasını koruyor dersiniz?

 

Yazıyı PDF dosyası olarak indirmek için tıklayınız. [ Boyutu: 154,24 KB ]




Copyright ©2006-2017, Durmuş Hocaoğlu

Sitede yayınlanmakta olan yazılar kaynak göstermek şartıyla kullanılabilir.

Anasayfa  |  Biyografi  |  Kitaplar  |  Yazılar
Bildiriler  |  Röportajlar  |  İletişim