ANASAYFA BİYOGRAFİ KİTAPLAR YAZILAR BİLDİRİLER RÖPORTAJLAR KÜTÜPHANE İLETİŞİM
        Detaylı Arama

Facebook'ta Paylaş

'Damarlarında Yüzde Yüz Türk Kanı Dolaşan Asil Kangal Köpeği'nden....
Durmuş Hocaoğlu

Yeniçağ Gazetesi / 18.06.2006
Sayın Mümtaz'er Türköne'nin bahse konu ettiğimiz yazıları, üzerinde ciddiyetle durulmayı hakkediyor doğrusu; ortaya attığı fikirlerin değerinden dolayı değil ne yazık ki - esasen ortada "fikir" de yok - yapmaya çalıştığı tahribattan dolayı. Yazılar maaalesef hüzün verici; hüzün verici, çünkü serapa bir akademisyen ve bir entellektüel trajedisi sergilemekte. Bir önceki köşemizde hulasasını vermeye çalıştık; şimdi mekanımızın vüs'ati nisbetince irdelemeye girişelim.
 
Yazılar, bir anlamda bir milliyetçilik eleştirisi; milliyetçiliğin, vatanseverliğin 'öyle' değil 'böyle' olması gerektiğini söyleyen ve çok iddialı bir eleştiri; burası tamam diyelim – hiç mi hiç değil ama şimdilik öyle diyelim. Lakin müellif, hata yapıyor, bilgi hatası; burası da tamam diyelim, öyle ya, hata insan içindir. Fakat bununla birlikte hatayı bir fazilet gibi algılıyor; artık burası can sıkıyor ki hem de nasıl ve fakat dahası, hatada ısrar ederek şeddelendiriyor ve böylelikle hatadan yanlışlığa dönüştürüyor - işte burası can sıkmanın da ötesine geçiyor, tahammül sınırlarını zorluyor. Ancak en mühimmi, "dil mes'elesi": Sn. Türköne'nin dili tahammül edilemez türden; kötü, aşırı derecede kötü ve gayri müeddeb. Bu bakımdan, usulün esasa takaddüm edeceğini vaz' eden umde muktezasınca, velev ki dosdoğru söylemiş olsa dahi odun gibi batıyor; kaldı ki, doğru olan birşey de yok. Yazarın dili kötü; çok üst perdeden, makam-ı mualladan reayasına hitab eder gibi konuşuyor; hayır konuşmuyor, yer-yer işi ağzını bozmaya kadar vardırıyor...
 
Mümtaz'er Beğ'in bu yazılarda sergilemiş olduğu tavrında ism-i şerifi dışında mümtaz olan hiçbir şey göze çarpmıyor maalesef; olsa bile kötü dili her şeyi bitirecek türden. Diğer iddalarının çoğu kaale bile alınacak gibi değil yoksa; söz gelimi Atabeğler mes'elesini günümüze taşıyarak "çete" tesmiye kıldıklarıyla mukayeseye kalkışması tipik bir anakronizm ve hiçbir değer taşımıyor - asıl çeteler ve asıl atabeğler başka yerde halbuki, Mümtaz'er Beğ'in gözlerinin kör noktasında bulunan yerde; bütün efsaneleri safsata sınıfına duhul etmesi ve Bozkurt efsanesi üzerine geçilen diskur da hakeza. İyice hacmi daraltılan köşemde sonu gelmez bir yazı dizisine girişmemek için bunların üzerinde durmayı şimdilik zait addediyorum.
 
Evet; bunları ele almayı şimdilik zait addediyor ve tekrar dil mes'elesine avdet etmek istiyorum. Dil; ah o dil; o dil yok mu!
 
İmdi: Büyük Türk vatanseveri Mümtaz'er Beğ'e hiç kimse öğretmemiştir ki herşey 'dil'in üstüne kuruludur, zira, herşeyden önce "logos" vardı; yani kelam, yani söz; hiç kimse öğretmemiştir ki, babasız hak peygamberin pak annesi, kutlu kadın, Meryem Hatun'a Allah'ın Kelimesi (Kelimatu'llah) ilkah edilmiştir; hiç kimse öğretmemiştir ki Risalet dahi dilden sonra gelir; hiç kimse öğretmemiştir ki, Fahr-i Kainat Efendimiz'e "Rabbinin yoluna hikmet ve güzel söz ile davet et" ["ud'u ila sebili rabbike bi'l-hikmeti we'l-mew'ızeti'il-haseneti.." (Nahl: XVI/125)] diye emrolunmuştur ve keza, hiç kimse öğretmemiştir ki, en güzel fikirler bile kötü ifade edildiğinde sadece husumet yaratır ve hiç kimse öğretmemiştir ki bunun içün Kur'an-ı Azimü'ş-şan'da, "iyi söz iyi ağaç gibidir; kötü söz ise kötü ağaç gibidir" buyrulmuştur ["Kelimeten tayyibeten ke-şeceretin tayyibetin...../ We meselu-kelimetin habisetin ke-şeceretin habisetin.... (İbrahim; XIV/24, 25, 26)].. ve nitekim hiç kimse öğretmemiştir ki nasıl ki "bülbülün çilesi dilinin belasıdır" ve "tatlı dil yılanı bile deliğinden çıkarır" dendiği gibi "söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı" denmiştir ve kezalik hiç kimse öğretmemiştir ki bunun içün boğaz dokuz boğum yaratılmıştır; dokuz kerre düşnüp bir kerre konuşulsun diye.
 
Mümtaz'er Beğ ise ya bir kerre düşünüp dokuz kerre konuşma huyu edinmiş bulunuyor ya da bir kast-ı mahsusu var; niyet okumasını bilmem, ama, "damarlarında yüzde yüz Türk kanı dolaşan asil Kangal Köpeği" curufunun makusu "damarlarında yüzde yüz asil Kangal Köpeği'nin kanı dolaşan Türk" olacağına binaen...
 
Öyle görünüyor ki, bu yazı biraz sürecek...
Yazıyı PDF dosyası olarak indirmek için tıklayınız. [ Boyutu: 206,16 KB ]
BU DİZİDEKİ YAZILAR
'Damarlarında Yüzde Yüz Türk Kanı Dolaşan Asil Kangal Köpeği'
'Damarlarında Yüzde Yüz Türk Kanı Dolaşan Asil Kangal Köpeği'nden....
....'Damarlarında Yüzde Yüz Asil Kangal Köpeği'nin Kanı Dolaşan Türk'e




Copyright ©2006-2018, Durmuş Hocaoğlu

Sitede yayınlanmakta olan yazılar kaynak göstermek şartıyla kullanılabilir.

Anasayfa  |  Biyografi  |  Kitaplar  |  Yazılar
Bildiriler  |  Röportajlar  |  İletişim