ANASAYFA BİYOGRAFİ KİTAPLAR YAZILAR BİLDİRİLER RÖPORTAJLAR KÜTÜPHANE İLETİŞİM
        Detaylı Arama

Facebook'ta Paylaş

Bozkurt, Ergenekon, Filodoksa ve Gerçekler: IV
Durmuş Hocaoğlu

Yeniçağ Gazetesi / 03.07.2006
Kurd'un (Böri) İslam öncesi dönem Türk kültürünün merkezi unsurlarından biri olduğu tartışmasız bir husustur. Nitekim, Emel Esin, Türkler'de muhtelif kuşlar, arslan, bars (pars) gibi yırtıcı hayvanları "ongun" olarak kullandığına temas ederken köpek'ten söz etmemekte; Çin kaynaklarınca bir tür totem hükmünde olduğu ileri sürülen ve bu sebeple de "tös" (ruh) adı verilen bu ongunların Milad'dan önceki son bin yıldan beri bayrak (batrak) olarak kullanıldığını belirtmekte ve Onların, Kurt Analarının ve Atalarının hatırasını nasıl muhafaza ettiklerini şöyle zikretmektedir[1]: Kök-Türk ve Batı-Türk ile Uygur kağanları da, "Böri" (kurt) ana ve atalarının hatırası olarak, tepesinde altından bir "böri" başı bulunan bayrağı, hükümdar otağının önüne dikerlerdi. Türklerin "Bör" bayrağının da, Kagnılı "Ting-ling" ve Hunlara atf edilen Noyn-ula mezarında bulunan kalıntılara benzer, bir "tös" oldu­ğu, sanat eserlerinden anlaşılmaktadır. "Böri" bayrağı, madeni bir kurt başı ile, ejder göğdesi şeklinde bir keçe veya deri tor­banın direğe geçmesinden ibaret idi. Noyn-ula'daki kurt başına nisbeten, Kök-Türk devrindeki "Böri" başı, daha gerçekçi şekilde tasvir ediliyor ve ejder göğdesi de, gittikçe, kumaşdan bayrak haline geliyordu. Gumilev'e göre, "Böri" ve onun mogolçası olan "Şono" adları, Kök-Türk ve Batı-Türk Kağanları sülalesinde tekerrür etmekde idi."
 
Ancak, kurt türleri içerisinde Bozkurt'un (Gökböri) hususi ve müstesna bir mevkıi bulunmaktadır. Kurt topluluklarında hilkaten önder olarak duran, heybetli yelesi ve geniş göğsü ile Bozkurt, belli ki kadim Türkler indinde daha bir farklı değer taşır olmuştur.   
 
Kurd kültü ve kültürünün eski Romalılarda ve Araplarda da efsanevi bir mevkıi olmasına rağmen onun, Türk milli kültü olduğunun malum olduğunu belirten Abdülkadir İnan[2], Bozkurt'un merkez rolde olduğunu vurgulamakta[3] ve fakat bu tarihi efsaneden günümüze pek fazla birşey kalmadığını eklemektedir. Bunların her ikisi de elbette doğru ve bugüne fazla birşey kalmaması da yadırgatıcı değil; İslam kültürünün, Kurt kültürü ile uyuşması problemi, Kurt'un tedricen terkedilmesinie yol açmış olmalı. Araplarda Kurt kültürü pek de o kadar bariz değil, ancak Romalılar başka; bu ise, muhtemeldir ki, birçok kültür unsuru gibi, yüksek bir ihtimalle Türk-soylu olan Etrüsk'lerden intikal etmiş olmalıdır. Nitekim, nasıl ki, Eski Türklerin anası bir dişi kurt ise, Roma'nın kurucuları olan Romus ve Romulus'un anası olmasa bile ana hükmünde olanının bir dişi kurt oluşu, aradaki paralelliğin düşündürücü olduğunu göstermektedir. Abdülkadir İnan, yukarıda adı geçen makalesinde bilhassa Başkurtlar'ın Kurd ile sıkı bir bağ kurduklarını da anlatmakta ve bir Başkurt efsanesinde, Hz. Peygamber'in İslam'ı tebliğ etmek üzere onların yurtlarına gönderdiği üç sahabeye Ural dağlarına kadar bir bozkurtun rehberlik ettiğinin ve hak dini seçen bu kavmin bu sebeple kendilerine "Başkurt" adını verdiklerinin anlatıldığını ve Kurt'un burada Tanrı tarafından kendilerine ihsan edilmiş bir "kut" olarak kabul edildiğini nakletmektedir[4]. Türk ve Moğol kültür etkileşmelerinin en mümtaz örneklerinden birisi de Moğolların kendilerine kurt soyunu seçmeleri olup, bunun açık bir Türk te'siri olduğu aşikardır; nitekim, A. İnan'ın bu makalesinde de bahsedildiği üzere, Çingiz Kağan da "Bozkurt (Gökböri) Oğlu" olarak anılmaktadır.[5] Ancak Moğollarda köpek kültünün seçkin bir örneği olarak, tarihi Moğol detsanlarından Altın Topçu'da Bozkurt yerine Kırmızı Köpek'in yer almış olmasına da ayrıca dikkat çekmek gerekir. [6]. Fuad Köprülü de, ta Hunlardan beri devam edegelen Kurultay ayini yanında, muhtemelen bu ayinin bir kalıntısı olan bir Bozkurt (Gökböri) Ayini'nden söz etmektedir[7].
 
[1]. Emel Esin., İslamiyetten Önceki Türk Kültür Tarihi ve İslama Giriş., İst. 1978., s.93-94; [2]. Abdülkadir İnan., "Türk Rivayetlerinde Bozkurt"., Makaleler ve İncelemeler., C: I., 2. baskı., TTK Yay., Ank., 1987., s.69-75; [3] A. İnan., aynı mk., s.73, pr.: 1; [4]. A. İnan., aynı mk., s.74, md.: 3, 4 [5]. A. İnan., aynı mk., s.72, pr.: 2; [6]. A. İnan., aynı mk., s.71, pr.: 1 [7]. Ord. Prof. M. Fuad Köprülü., Edebiyat Araştırmaları., C: I., Ötüken Yay., 3. Basım, İst., 1989., s.101
Yazıyı PDF dosyası olarak indirmek için tıklayınız. [ Boyutu: 192,21 KB ]
BU DİZİDEKİ YAZILAR
Bozkurt, Ergenekon, Filodoksa ve Gerçekler: I
Bozkurt, Ergenekon, Filodoksa ve Gerçekler: II
Bozkurt, Ergenekon, Filodoksa ve Gerçekler: III
Bozkurt, Ergenekon, Filodoksa ve Gerçekler: IV
Bozkurt, Ergenekon, Filodoksa ve Gerçekler: V
Bozkurt, Ergenekon, Filodoksa ve Gerçekler: VI
Bozkurt, Ergenekon, Filodoksa ve Gerçekler: VII




Copyright ©2006-2018, Durmuş Hocaoğlu

Sitede yayınlanmakta olan yazılar kaynak göstermek şartıyla kullanılabilir.

Anasayfa  |  Biyografi  |  Kitaplar  |  Yazılar
Bildiriler  |  Röportajlar  |  İletişim