ANASAYFA BİYOGRAFİ KİTAPLAR YAZILAR BİLDİRİLER RÖPORTAJLAR KÜTÜPHANE İLETİŞİM
        Detaylı Arama

Facebook'ta Paylaş

Dersimiz Milliyetçilik: XVI, Pozitif Milliyetçilik: 15
Durmuş Hocaoğlu

Yeniçağ Gazetesi / 08.04.2007 Pazar
Jaspers, "İnsan-olma, insan oluşma demektir" der [Felsefeye Giriş., Çev.: M. Akalın., Dergâh Yay., İst. 1981, s.84 (son st)]. Bunun mânâsı çok çeşitli şekillerde torumlanabilir. Bir: İnsan, bir tek defada vücut bulmaz, O'nun tekevvünü, beşikten mezara kadar, fâsılasız bir süreçtir; bu kontekstte O, aynı zamanda - ekzistansiyalist felsefenin kilit kavramlarından olan - "olmakta-olan" ile de ifâde edilebilir. İki: İnsan, bir cemiyet içinde karşılıklı olarak birbirlerinin hem öğretmeni ve hem de öğrencisi olan ferlerin işlemleri bütününde vücut bulur. XIX. asrın önemli sîmâsı Itard'ın ifâdesiyle, "biz, birbirimize öğrettiklerimiz, birbirimizden aldıklarımız ve çevremizde gördüklerimizle ancak hayvanlıktan kurtuluyor, birbirimizin terbiye hocası olarak insan   olabiliyoruz."[Bkz: Ayhan Songar., Psikiyatri.,  İst. 1976., s.253-254]. Hâsılı: İnsan ne birtek defada 'verilen' ve hiç değişmeyen, bidâyetinde ne ise hep o kalan bir 'veri', sâbit bir 'muta'dır ve ne de diğer insanlardan ve cemiyet(ler)den tecrit edilmiş olarak 'var' – insan olarak 'var' - olabilir; O, cemiyetin ve tarihin bir mahsûlüdür ve bu sebeple de bir kültür varlığıdır.
 
Nasıl ki insan böyle, cemiyetler ve milletler dahi aynıyla öyledir: Hiç bir insan topluluğu bir tek defada herşeyini almaz ve hiçbir zaman bir kerede millet olarak vücut bulmaz; bu, bir süreçtir, bir "oluşma" ve bir "olmakta-olma"dır. Eğer ki işbu "oluşma" ve "olmakta-olma" bir ilerlemeye tekabül ediyorsa işte o vakit bu bir "aşma"dır; bu "aşma" öyle bir raddeye kadar varabilir ki, bir milletin tarihin kronolojik olarak ileri bir peryodundaki formasyonunun, onun primordiyal formasyonuna benzerliği, ancak, bir kâhilin bebekliğine benzerliği mesâbesinde dahi olabilir.
 
İmdi Gasset'nin anlatmak istediği de bu. Demek istiyor ki, elyevm "Avrupalı milletler" olarak bilinen insan grupları tarihte geriye gidildiğinde görülmektedir ki, evvelce de aynen böyle değillerdi; Onlar – ki hemen hepsi de Roma'nın "barbar" dediği ve çoğu da Roma'yı talan etmeye gelen çapulcu sürüsü olan kitlelerdi – aradan geçen uzun asırlar zarfında bir oluşum süreci geçirdiler ve 'modern anlamda' millet oluverdiler. İşte şimdi tam da tarihin bu noktasında duran bizler – Avrupalılar – bu oluşumu gözardı ederek şu ânda sâhip bulunduğumuz statümüzü ezelî ve ebedî, değişmez, değiştirilemez bir "statüko" [statusquo: içinde bulunulan değişmez durum] sanıyoruz; hayır bu, yanlış! Değişme hayâtın özüdür ve durmaz, durdurulamaz, vakti geldiğinde değişmeyi başaramayanları tarih ezer ve geçer. Şimdi Biz Avrupalı milletlerin durduğu bu nokta da, değişmenin kaçınılmazlaştığı ve muacceliyyet kesbettiği bir kırılma noktasıdır; öyle ki, Bizler bu noktada şâyet değişmezliği kutsallaştırırak direnecek olursak, tarih tarafından tecziye ediliriz. O hâlde, daha sağlıklı bir istikbâl inşâ edebilmek için, rasyonel bir şekilde değişmeyi başarmalı, artık mîadını doldurmağa yüztutan bu "eski hâl"den "yeni hâl"e geçebilmeliyiz. O'na göre bu, bir seviye yükseltilmesi, bir terfi'dir: "Milletleri daha yüksek bir tekâmüle çıkarmak" ile kastettiği, açık ve seçik olarak budur.
 
Hâl böyle olunca, Gasset için, işbu "yeni hâl", bir millet hâlinde teşkîlâtlanmaktan bir başka millet hâlinde teşkîlâtlanmaya, bir milliyetçilikten bir başka milliyetçiliğe geçiş, daha doğrusu, yükseliş, terfi' olacaktır ki bu da benim, Avrupa Birliği'ni "birçok devletten birtek devlet, birçok milletten birtek millet yaratma projesi" olarak tanımlarken anlatmak istediğim şeyin aynısıdır.
 
Bunun için de Gasset, "Avrupa'nın nabzına yeni bir hayat verecek olan, ancak, kıtadaki halklar topluluklarından büyük bir millet vücuda getirmek azmidir. O zaman, Avrupa, yeniden benliğini bulmağa başlayacak ve otomatik olarak talep­lerde bulunacak, kendini disipline sokacaktır." [Kütlelerin İsyanı.,  s.147] demekte ve bunu itmâm etmek için de "Avrupa'nın büyük bir millî Devlet halinde inşa edilmesini..." şart görmektedir [a.e., s.149].

Avrupalı ressamın muhayyilesinden, bugünkü Avrupalıların cedleri olan "Barbarlar"ın Roma'ya akışları

Yazıyı PDF dosyası olarak indirmek için tıklayınız. [ Boyutu: 262,84 KB ]
BU DİZİDEKİ YAZILAR
Dersimiz Milliyetçilik: I, Milliyetçiliğin Tsunami Dalgası
Dersimiz Milliyetçilik: II, Pozitif Milliyetçilik: 1
Dersimiz Milliyetçilik: III, Pozitif Milliyetçilik: 2
Dersimiz Milliyetçilik: IV, Pozitif Milliyetçilik: 3
Dersimiz Milliyetçilik: V, Pozitif Milliyetçilik: 4
Dersimiz Milliyetçilik: VI, Pozitif Milliyetçilik: 5
Dersimiz Milliyetçilik: VII, Pozitif Milliyetçilik: 6
Dersimiz Milliyetçilik: VIII, Pozitif Milliyetçilik: 7
Dersimiz Milliyetçilik: IX, Pozitif Milliyetçilik: 8
Dersimiz Milliyetçilik: X, Pozitif Milliyetçilik: 9
Dersimiz Milliyetçilik: XI, Pozitif Milliyetçilik: 10
Dersimiz Milliyetçilik: XII, Pozitif Milliyetçilik: 11
Dersimiz Milliyetçilik: XIII, Pozitif Milliyetçilik: 12
Dersimiz Milliyetçilik: XIV, Pozitif Milliyetçilik: 13
Dersimiz Milliyetçilik: XV, Pozitif Milliyetçilik: 14
Dersimiz Milliyetçilik: XVI, Pozitif Milliyetçilik: 15
Dersimiz Milliyetçilik: XVII, Pozitif Milliyetçilik: 16
Dersimiz Milliyetçilik: XVIII, Pozitif Milliyetçilik: 17
Dersimiz Milliyetçilik: XIX, Felsefe ve Milliyetçilik
Dersimiz Milliyetçilik: XX, Felsefe, Bilim ve Milliyetçilik
Dersimiz Milliyetçilik: XXI, Din'de 'İkame' Prensibi
Dersimiz Milliyetçilik: XXII, Din'de 'İkame' Prensibi: 2
Dersimiz Milliyetçilik: XXIII, Din'de 'İkame' Prensibi ve Negatif Din
Dersimiz Milliyetçilik: XXIV, Din'de 'İkame' Prensibi ve 'İnsanlık Dini'
Dersimiz Milliyetçilik: XXV: Din'de 'İkame' Prensibi ve Marksizm
Dersimiz Milliyetçilik: XXVI, Din'de 'İkame' Prensibi ve Marksizm: 2
Dersimiz Milliyetçilik: XXVII, Din'de 'İkame' Prensibi ve Marksizm: 3
Dersimiz Milliyetçilik: XXVIII, Millet: Bir 'Büyük Aile'
Dersimiz Milliyetçilik: XXIX, Millet: Bir 'Büyük Aile': 2
Dersimiz Milliyetçilik: XXX, Millet: Bir 'Büyük Aile': 3
Dersimiz Milliyetçilik: XXXI, Millet ve Dil
Dersimiz Milliyetçilik: XXXII, Millet, Vatandaş ve Dil
Dersimiz Milliyetçilik: XXXIII, Milliyetçilik Tabii ve Fıtrîdir
Dersimiz Milliyetçilik: XXXIV, Milliyetçilik Tabiatı ve Mahiyeti Gereği Pozitiftir




Copyright ©2006-2018, Durmuş Hocaoğlu

Sitede yayınlanmakta olan yazılar kaynak göstermek şartıyla kullanılabilir.

Anasayfa  |  Biyografi  |  Kitaplar  |  Yazılar
Bildiriler  |  Röportajlar  |  İletişim